Hatalı işlemlerde mükellefi korumak
28 Haziran 2018 Perşembe
Hemen her idari işlemde olabileceği gibi vergilendirme işlemlerinde da hata olabilir. İdari işlemlerde hataların düzeltilmesi, iptal, geri alma, düzeltme gibi çok çeşitli yollarla ve
Hatalı işlemlerde mükellefi korumak
HUKUKA GÖRE

Hatalı işlemlerde mükellefi korumak

Bumin DOĞRUSÖZ
bumin.dogrusoz@dunya.com

Hemen her idari işlemde olabileceği gibi vergilendirme işlemlerinde da hata olabilir. İdari işlemlerde hataların düzeltilmesi, iptal, geri alma, düzeltme gibi çok çeşitli yollarla ve idare hukukunun genel esaslarına göre düzeltilebilirken, vergi işlemlerinde hata kavramı Vergi Usul Kanunu'nda (VUK) dar anlamda tanımlanmış ve düzeltilme yöntemleri sınırlı bir şekilde düzenlenmiştir.

VUK'un “vergi hatası” başlığını taşıyan 116. maddesinde vergi işlemlerinde ortaya çıkabilecek hata kavramı, “vergiye ilişkin hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması” şeklinde tanımlanmıştır. İzleyen maddelerde ise vergi hatası, hesap hataları ve vergilendirme hataları olarak iki ayrı kısma ayrılmıştır. Kanunun 117. maddesi hesap hatalarını, matrah hataları, vergi miktarında hatalar, verginin mükerrer alınması şeklinde üç türde belirlemiştir. 118. madde de ise vergilendirme hatası olarak, mükellefin şahsında hata, mükellefiyette hata, verginin konusunda hata, vergilendirme veya muafiyet döneminde hata şeklinde dört tip belirlemiştir.

Bu maddelerin uygulamasında Vergi İdaresi, hatanın genel tanımında yer alan “haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması” ibaresini ikinci plana iterek, sadece 117 ve 118. maddelerde sayılan türlerde bir hata iddiası varsa verginin haksız yere alınıp alınmadığının bu hükümlere göre irdelenebileceği görüşünü benimsemiştir. Bu görüş ortaya çıkan ihtilaflarda yargı tarafından da benimsenmiştir. Dolayısıyla uygulamada hata hükümlerinin yüklendiği, haksız vergilendirmeyi önleme işlevi tam olarak yerine gelemez hale gelmiştir. Çünkü kanundaki hata hükümleri, adeta maddi hata hükümleri gibi olup, sadece açık ve yoruma gerek duyulmayan bariz hataları içermektedir.

Bu durumda sorunun çözümünün bir irdelemeye, maddi olayların değerlendirilmesine, bir hukuki tahlile bağlı olduğu haller, hata kapsamı içerisinde değerlendirilmemektedir. Öte yandan 6183 sayılı Kanun'da düzenlenen cebri icra işlemlerinde ortaya çıkan hatalar için ise 6183 sayılı Kanun'da bu konuda 213 sayılı Kanun'a bir gönderme yapılmadığı gerekçesi düzeltme yolu kapalı tutulmaktadır.

Gerek bu düzenlemelerin gerekse düzenlemelerin uygulamasının önemli hak kayıplarına yol açan ve önce mükellef haklarını sonra mülkiyet hakkını zedeleyen sakıncaları bulunmaktadır.

Düzenlemelerin birinci sakıncası, hangi değerlendirmenin hata halini oluşturduğunun, pek çok olayda net olarak anlaşılamamasıdır. Yargı yoluna başvurmak yerine, ihtilafların idare ile barışcıl çözüm yolu olarak gösterilen ve kısa sürede çözüm almaya yönelik olan hata ve düzeltme hükümlerine göre başvuruda bulunan pek çok kişi, taleplerinin reddi üzerine yargıya başvurduklarında, yaşadıkların olayın “hata ve düzeltme hükümleri kapsamına girmediği gerekçesi” ile karşılaşmakta ve hak kayıpları doğmaktadır. Önce idareye sonra yargıya başvurulan pek çok olayda, idari başvuruların hata hükümleri kapsamında olmadığı ve dolayısıyla idari başvurunun süreyi kesmediği gerekçesi ile davalar süreden reddedilmektedir.

Öte yandan hata hükümlerinin dar yorumlanması ve yasalarda haksız alınan vergilere ilişkin olarak mükelleflere başkaca bir yolun gösterilmemiş olması, haksız alınan vergilerin hazinenin kazanç hanesine yazılmasına yol açmaktadır.

Örneğin kendisine kesilen üç kat vergi ziyaı cezasını ödeyen, ancak daha sonra ceza mahkemesinde beraat eden bir mükellefin, haksızlığı yargı kararı ile sabit olan üç kat cezanın bir kata dönüştürülmesini talep edebileceği her hangi bir yol hukukumuzda yoktur. Defter ve belgelerini süresinde ibraz edemeyen ve dolayısıyla KDV indirimleri reddedilmek suretiyle hakkında cezalı tarhiyat yapılan bir mükellefin, defter ve belgelerini bulduğunda idarenin yeniden inceleme yaparak tarhiyatın gözden geçirilmesini isteyebileceği bir yol mevcut değildir. İnceleme raporuna dayalı olarak tarh edilen vergi ve cezayı itirazsız ödeyen bir mükellefin bu raporda toplama hatası bulunduğunu sonradan belirlemesi halinde veya toplama hatası bulunan bir ödeme emrini itirazsız ödeyen bir mükellefin sonradan bunu fark etmesi halinde yahut amortisman ayırmayı unutan bir mükellefin sonradan bu amortisman giderinin dikkate alınmasını istemesi halinde, başvurabileceği bir hukuki yol yoktur.

Özel hukukta dahi kişiler birbirlerine yaptıkları haksız ödemelere karşı menfi tespit davası, sebepsiz zenginleşme davası gibi hukuksal yollarla korunurken, devletin egemenlik hakkından yararlanarak güçlü yetkilerle donatılmış vergi idaresi karşısında zayıf durumdaki bireylerin korunmamasını, hukuk devleti ile bağdaştırmak mümkün değildir.

Yaşanan bütün bu sıkıntılar, vergi usul hukukunun hata ve düzeltme hükümlerini gözden geçirmeyi ve müesseseyi, ihtilafların barışçıl yoldan veya idari aşamada ortadan kaldırılmasını gerçek anlamda sağlayan bir yapıya kavuşturmayı zorunlu kılmaktadır.
“SGK Teşviği Yazılımı, E-Serbest Meslek Makbuzu, E-İrsaliye Ve Mali Müşavirlerin Kendi Mükelleflerinin E-Faturalarını Tek Portaldan Takip Edip Kendi Muhasebe Programlarına Aktarabilecekleri Yeni Sistemler” Konulu Seminer Düzenledi
İtirazın Konusu : 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanun’un 114. maddesiyle değiştirilen 278. maddesinin üçüncü fıkrasının;
Gider ekle fonksiyonunun “stopaj kodu” bölümünde yer alan “014- Huzur Hakkı” ve “016-Yer altı maden işçileri” tür kodları ile kayıt yapılmaması gerektiğine
Bunlardan en önemlisi ise mevcut durumda sadece iş uyuşmazlıklarında geçerli olan Arabuluculuk kurumu bundan sonra ticari davalar içinde geçerli olacaktır.
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından 03.08.2018 tarihinde açıklanan "100 Günlük İcraat Programı"nda Hazine ve
Bazı sektörleri desteklemek için yapılan vergi indirimleri diğer sektörlerde de heyecan yarattı ve beklentileri artırdı. Adil bir vergi sistemi herkesi memnun edebilir…
Herkesin dilinde... Konkordato! TDK'ya göre dilimize İtalyanca'daki concordato kelimesinden geçmiş.Papalık makamı ile hükümetler arasında yapılan anlaşmalara
Konkordato şirketleri olası bir iflastan kurtarmayı hedefleyen bir düzenleme olarak uygulanıyor. Reuters’a bilgi veren üç yetkili konkordato sistemi hakkında yeniden bir düzenleme yapılabileceğini belirttiler.
Emekli maaşlarında Ocak 2019 zammı ve memur maaşlarında Ocak 2019 zammı merak konusu. Enflasyon mucizevi şekilde düşmezse yılbaşında memur ve memur emeklileri
Son iki haftada, Sayıştay'ın 2017 yılına ilişkin olarak; büyükşehir, il ve ilçe belediyeleri ile ilgili denetim raporları gazetelerde çarşaf çarşaf yayınlanıyor.
Meslek Mensuplarını , Taraklı-Göynük ve Mudurnu Kültürel Etkinliğinde Bir Araya Getirerek Rehber Ayfer Kuralay Eşliğinde Doyumsuz Bir Etkinlik Gerçekleştirdiler.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Ebediyete İntikalinin 80'inci Yıl Dönümü Nedeniyle Düzenlenen Resmi Tören de BMM Grubu Derneği de Yerini Aldı.
08 Kasım 2018 tarihinde İstanbul SMMM Odası Eğitmeni Halim BURSALI ‘nın sunumu ile Antalya SMM odamızda gerçekleştirdik.
Bursa Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası’nca (BSMMMO) Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikal edişinin 80’inci yıldönümü sebebiyle,
287 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile bazı malların teslimine ilişkin ÖTV ve KDV oranları ile tapu harcı oranında geçici süreli indirim yapıldı.
Rüzgâr ağırdan eser, her 10 Kasım sabahı, her bir yere savurur, sararmış yaprakları.
İNCE MEDYA GRUP Stüdyolarından MANŞETX Gazetesinden canlı olarak yayınlanan, usta gazeteci Necmi İnce'nin hazırlayıp sunduğu İ