Patron Görüşmemiz Lazım !
29 Haziran 2018 Cuma
Bağımsız Denetimi, Ticaret Odalarına, Sanayi Odalarına Yani Kısaca Türkiye Odalar Ve Borsalar Birliğine Anlatamadık...Hala Maliyet Unsuru Olarak Görülme Algısı Devam Ettirilmektedir...!
Patron Görüşmemiz Lazım !

 * Bağımsız Denetimi, Ticaret Odalarına, Sanayi Odalarına Yani Kısaca Türkiye Odalar Ve Borsalar Birliğine Anlatamadık...

 * Hala Maliyet Unsuru Olarak Görülme Algısı Devam Ettirilmektedir...!

Patron Görüşmemiz Lazım !

Selahattin İPEK
Bağımsız Denetçi 
bdselahattinipek@gmail.com

Bağımsız Denetim kültürü müfredata tam olarak vasfı gereği girdiğinden beri, denetim ile yatar ve denetçi ile kalkar olduk.Bu güne kadar Bağımsız Denetim hep meslek mensuplarına anlatıldı ama

Taşı delen suyun kuvveti değil, damlaların sürekliliğidir!
(MÖ 99-55 senelerinde yaşamış Romalı şair Lucretius)

Bağımsız Denetim kültürü müfredata tam olarak vasfı gereği girdiğinden beri, denetim ile yatar ve denetçi ile kalkar olduk. Bu güne kadar Bağımsız Denetim hep meslek mensuplarına anlatıldı ama hiç bu işi yaptıracak olan patronlara anlatılmadı.

Bu zamana kadar yazılan ve çizilenler itibariyle bağımsız denetimin alt yapısı demek olan kanunları ve uygulamalara esas olacak şekilde ise standartları üzerinde çalışmalar süregelerek, meslek mensuplarına algı yerleşikliğinin verilmesi sağlanmıştır.

Büyük fedakarlıklar ile zaman ve maddiyat ayırarak alınan ruhsatların, kullanımı ve katma değer olarak geri dönüşümlerinin bu ana kadar olmaması, sosyo-psikolojik baskıyı da beraberinde sürüklemiştir.

Peki diyelim ki tüm bunlar gerçekleşti ve dış denetimi yapacak olanlar da SOX, SUKUK, IFRS, UFRS, PCAOB, TI, AVRUPA BİRLİĞİ (AB) YÖNERGE 4-7-8  gibi ve yine etik kurallar ve standartları sular seller gibi biliyor (!) olsa da sevgili meslek mensuplarımızın karnını doyurmuyor…
Asıl soru ise burada başlıyor. Sorgulama ile bilinmeyene çomak sokarak, bilinirliğini gözler önüne seriyor olmamız muhakkak ki şarttır.

Kamu Gözetim Kurumu, Anonim ve Limited Şirketlere denetim standartlarını yayınlamak üzere, resmi gazeteye aylar öncesinde göndermiş olup, (TTK 397/5 'e göre-SBDS 2400) bireysel denetimin, denetime vereceği zarar üzerindeki etkilerine rağmen, yürürlüğe girmesi beklenmektedir.

Her ne kadar bu vesile ile, özellikle bağımsız denetim işi bir ekip ve bundan dolayı da denetim kuruluşlarının işi gibi görünse de, bireysel denetimin de, geçiş sürecindeki denetime tabi olacak şirketler vasıtası ile, denetçiliğin öğrenilerek , güçlü sermayeli kuruluşların yolunu aralayacağı realite olarak kabul etmek zorundayız.

Bağımsız denetime tabi olacak şirketleri belirleme yetkisi 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca Bakanlar Kuruluna verilmiştir. Bakanlar Kurulu her yıl bağımsız denetime tabi olacak şirketleri belirlemektedir. Bakanlar Kurulu Kararının hazırlık işlemleri ise Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) tarafından yürütülerek Bakanlar Kuruluna sunulmaktadır. AB müktesebatına uyum sağlamak üzere, bağımsız denetim kapsamı zaman içinde kademeli bir şekilde genişletilmektedir. Kısa zamanda bu kademenin AB Yönergesinde belirtilen limitlere yani 4 milyon Euro aktif toplam, 8 milyon Euro net satış hasılatı gibi tabana yayılarak, iş sahasının genişlemesine vesile olması zaruridir.

Bu zamana kadar kanuni alt yapı ve uygulamalı eğitimler, paneller, toplantılar, seminerler,  kısaca bir yerlerden diğer yerlere olan sürgit insanların taşınması ile oluşan turistlik vaziyetlerinin, kendilerine bir şekilde kazanç olarak geri dönmesi ile anlamlaşır.

Hâlbuki yukarıda alıntılamış bulunduğum, şairane söze ilave olarak “her ağacın kurdu kendindedir “ diye titremenin, buna mukabil bir şeyler yapmanın artık yeni bir şeyler söylemenin birbirleri içinde kurtlanmadan (!) eğitsel olarak, öğreti seviyesinin farkındalığına erişmemiz şarttır. 

Eğit-donatı bir de böyle ele alarak hedefe ulaşacak adım adım koyduğumuz hedeflerimize yürümemiz gerekmektedir. Bu hedeflerimizden biri tabi ki paydaşımız olan patronlardır.

PATRON BİR AN ÖNCE ZORUNLU OLARAK GÖRÜŞMEMİZ LAZIM !!!

Patronlara bu hitapla seslenerek Anadolu Uygarlık tarihinin henüz iletişimi evin küçükleri ile yaptığı zamanları tahayyül etmelerini tavsiye ederim.

Nedenine gelince, ticari sektör olarak göstermekte bir sakınca olmadığı kanaatinde bulunduğum bağımsız denetim şimdiye kadar hep iyi-kötü, eksik fazla, paralı veya parasız hep meslek mensupları üzerine gidilerek anlatılar yapılmıştır.

Ya patronlara anlatmak için ne yapıldı ?

Duyar gibi oluyorum ki sevgili meslek mensupları, hep bir ağızdan hiçbir şey yapılmadı…
Bağımsız Denetim Kuruluşları veya Bağımsız Denetçiler bu güne kadar hangi şirkete veya patrona gidip bağımsız denetimin gerekliliğini ve fayda ve kazanımları anlatmıştır ?

Artık patronlara anlatmakta geç kalınmaya başlanılmıştır. Hiç vakit kaybedilmeden tüm bağımsız denetçiler bir an önce ziyarete başlamalılardır.

Burada Kamu Gözetim Kurumuna da bir önerim var. Bundan sonraki toplantı panel konferans seminerlerini özellikle iş adamlarına ticaret odası üyelerine anlatmaları gerekir.

Denetime tabi olacak şirketler gün geçtikçe sayıları artıyor artacakta da. Bu nedenle patronlara gerekliliği anlatılmalı ve bilgilendirilmelidir. Artık geç kalınmadan bölgesel toplantılar yapılmalıdır.

Özgüven noksanlığında cesaretsiz ve pasif yönetim insanları sebebiyle, pesimist bir fıtrata bürünerek reel gerçeklikten uzak kaldık.

Öyleyse artık ayağa kalkarak Ticaret Odaları veya Sanayi Odalarının ilgili komiteleri vasıtası ile veya medeni cesaret ile tüm denetimi yapılabilecek şirketlerin patronlarına bıkmadan usanmadan süreklilik arz edecek ziyaretler ile bağımsız denetimi onlara zaman buldukça anlatmamız lazım.
İşte bu eninde sonunda bize “damlaların sürekliliği ” gibi, o patronun geri dönüş yapmasını sağlayacak bir bilinçlenme kültürüne götürecektir.

Özellikle aile şirketlerinin bu konudan bir haber olmamaları, Türkiye interlandının realitesi.
Yarınlarımızı ipotek altına alan BASEL KRİTERLERİ çerçevesinde, dış denetime tabi olmayan tüm raporların, kredibilite kapsamında negatif olma eğilimi, bankalar ve diğer finans kuruluşları tarafından sorgulanır olmaya başlanmıştır. Bu pozisyonların da anlatılarak küreselleşmenin olmazsa olmazının dış denetim olduğunu ikna etmek meslektaşa bir kazanım sağlayacaktır.

Unutmayalım ki, gerek yeteneğimiz gerekse istikrar ve azmimiz sayesinde, başarılı oluyor, özgüvenimiz artıyor.

Bunu yazarken hali ile ilk aklımıza gelen bir toplumsal gerçeği yazmadan geçmek istemem. Başarılı çalışmalar etiğinde, takdir etmek ve istikrarı, azmi cesaretlendirmek aslolunmalıdır. Yani karşılıklı öğrenme, karşılıklı etkileme ve karşılıklı yararları içeren, Kazan / Kazan ilkesi bütün ilişkilerimizde başarının temelini oluşturarak, yaşamın beş boyutunu kapsar.

Karakterle başlar, ilişkilere doğru ilerler, bundan anlaşmalar doğar, beslenir ve süreci içerir.

Başarı bir işi %100 katlamak değil, 100 işi %1 bile olsa ilerletmektir.

Bir maniniz yoksa görüşelim !
6- Fatih SGK Müdürü Coşkun Bilgin ,"7143 Sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması Kapsamında SGK İşlemleri İle Teşviklerine İlişkin" Sunumlarını Tamamlayarak Semineri Sonlandırdılar.
Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü Başkanı Avukat Ali Yüksel, İmar Barışı düzenlemesine başvurularda binanın oturumu, kat sayısı ve katların metrekaresinin hatalı ölçüldüğünü belirterek,
Konya Ticaret Odası Karatay Üniversitesi ile Konya Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası arasında imzalanan “Sektör Danışmanlığı” protokolü hayata geçirildi.
Antalya İşitme Engelliler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Metin ÇAKAR, Dernek Sekreteri Gül DURAN ve eğitmen Güzin ALTINAY odamızı ziyaret etti.
Gerek Vergi Usul Hukukunda ve gerekse, 6183 sayılı AATUHK’nun uygulamasında mücbir sebepler sürelerin kullanımında önemli bir yer tutmaktadır.
Son yıllarda futbol kulüplerinin bilançolarında görülen dengesizlikler ve finansal risklerin artması sonucu UEFA,
Önceki yazımızda Kurumlar Vergisi Kanunu'nun (KVK) 7. maddesinde düzenlenen “kontrol edilen kurum kazancı” müessesesini irdelemeye başlamıştık.
Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi (Kararname Numarası: 1), Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı ...
Vergi mevzuatının sık değiştiğini bilmeyen yok. Mesleği bu alanda olanlar bile değişikliklere yetişmekte zorlanıyorlar. Dikkatinizi çekti mi bilmiyorum,
4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 5 inci maddesinin dördüncü fıkrasında, "Mükelleflerin vergi tarhına esas olan beyanları, kesinleşen vergi ve cezaları ile vadesi geçtiği halde
Başta TÜRMOB olmak üzere, çeyrek yüzyılı aşkın süredir oda yönetimlerinde de bulunan yönetim anlayışı; eleştiriye kapalı, demokratik işleyişten uzak, etkisiz,
Kurumlar Vergisi Kanunu'nun “Kontrol Edilen Yabancı Kurum” başlıklı 7. maddesinde yer alan düzenleme ile kurumların yabancı ülkelerdeki iştiraklerinin kazançları,
Bu Tebliğin amacı, 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik...
Ziyarette 7143 Sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına ilişkin Kanundan faydalanmak için son müracaat tarihinin
Yurt dışında bulunan para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının yurda getirilerek milli ekonomiye kazandırılması ile Yurt dışından elde edilen
KOBİ tanımını ve niteliklerini belirleyen yönetmelik günün şartlarına göre revize edildi. Yıllık net satış hasılatı üst limiti 40 milyon TL'den 125 milyon TL'ye yükseltildi.
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Zonguldak İl Müdürü Erkin Avcı, 18 Mayıs 2018 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yasallaşan Vergi ve bazı alacakların yapılandırılmasına ilişkin sigortalı ve işverenlere uyarılarda bulundu.
7143 Sayılı Af Kanunu Uygulaması ve MMMBD Şişli Şubesi Yönetimi Yeni Dönemde 2018 Eyül Ayında Yapılacak MMMB Derneği 27 Şubenin Seçimli Genel Kurulları Üzerine Görüş ve Düşüncelerini Dile Getirdiler.
Bağımsız Denetimi, Ticaret Odalarına, Sanayi Odalarına Yani Kısaca Türkiye Odalar Ve Borsalar Birliğine Anlatamadık...Hala Maliyet Unsuru Olarak Görülme Algısı Devam Ettirilmektedir...!