12 Eylül “Bir sizden bir de bizden”
12 Eylül 2021 Pazar
Sanıldığı gibi 12 Eylül, sadece kendi siyasi geleceğini düşünen birkaç generalin yapmış oldukları darbe değildir.
12 Eylül “Bir sizden bir de bizden”
Görü-yorum

12 Eylül “Bir sizden bir de bizden”

SMMM Hıdır Daştan
hidirdastan@mynet.com

Sanıldığı gibi 12 Eylül, sadece kendi siyasi geleceğini düşünen birkaç generalin yapmış oldukları darbe değildir. Demokrasiyi sancılı da olsa oturtmaya çalışan bir ülkeyi egemen sermayenin “kendi ekonomik risklerini” azaltmak için, sosyal devleti ve sosyal hakları ortadan kaldırmak amacıyla yaptığı ve aynı silahtan çıkan kurşunun hem sağcıyı ve hem de solcuyu vurduğu planlı programlı kargaşanın adıdır 12 Eylül.

Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük faşistini bile kıskandıracak derecede  başarılı olmuş, işbirlikçileriyle “alçaklıktaki” zirveyi daha yukarılara taşımıştır cuntacı rejim. İşkenceyi, eziyeti, zulmü sadece fiziken yapmamış; etkisi günümüze dek süren akla, bilime, fenne olan kinlerini bir de sokak ortalarında toplanmış alev alev yanan kitaplardan da çıkarmıştır. Kitap yoksa okumak, anlamak, olayları sorgulamak ve akıl yürütmek te olmaz. Darbenin mirasıdır cehalet. “Okuma oranı arttıkça beni afakanlar basıyor, ben her zaman cahil halkın ferasetine güveniyorum” diyen bilim insanı (!) Profesörün doğum günüdür 12 Eylül. Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde yapılan ve muhtemelen uluslararası literatüre “Dünyanın geleceğini değiştirecek, şekillendirecek buluş (!)” olarak geçebilecek bir buçuk tonluk turşu ya da turşu kafası da 12 Eylül’ün bizlere mirasıdır. Elbette ki İlayda Şamilgil’in “suyun diyamantetik özelliğini kullanarak sıvılardaki su miktarının ölçümü (sıvılarda bulunan su oranının mıknatısla ölçülebilmesi, Mehmet Can Dursun ve Efe Boztepe’nin “şeker hastaları için yara bandı”, Tuna Ilgın Kozak’ın “madencilerin yerini izleyen elektronik sistem” ve bunun gibi bilimsel projeler yerine “papaz eriğini imam eriğine çevirmek”, “kapağı açılınca led lambası yanan ekmek sepeti”, “Tillo evliyalarının kerametleri” ve “Bir selam da bizden size selamünaleyküm” gibi bilimsel (!) projelere yer verilmesi de 12 Eylül’ün planladığı şeylerdendir. Yoksa hemşerisi olmaktan gurur duyduğum “kireçlenmeye sebep olan nanobakteriyi” bulan Doç. Doktor Neva Çiftçioğlu’nun yurt dışındaki üniversitelerde ve NASA’da işi ne?

Çok şey kaybetmiştir ülke; geçmişiyle yüzleştiğinde utanacağı, çok şey kaybetmiştir.

Sade bir vatandaş penceresinden bakıldığında 12 Eylül’de ülke; “güç kaybetmiştir, zaman kaybetmiştir, demokratik haklarını ve birbirine tahammül sınırlarını kaybetmiştir”

İnsani ve vicdani duyguları terazi hassasiyetinde olanların penceresinden görünense; darbeci zihniyetin, bir gecede devlet olduğu devlette, “herkesin gözü önünde evinden sivil araçlarla gözaltına aldığı birçok aydını adresi bilinmeyen cezaevlerinde sihirsiz, kerametsiz bir bir kaybettiğidir”

12 Eylül yakılan kitaplardan, göz altılardan, işkencelerden, tırnaksız kalan parmağın acısından,  kemik kırığından daha derin yaralar bırakmıştır belleklerde. Darbe mağdurlarından Nigar Özdil sonraki yıllarından o dönemi şöyle anlatıyor;

-“Bu arada evlendim, 2 çocuğum oldu. Çocuklarıma çok küçükken anlatmadım ama onların ilk dikkatini çeken şu oldu: “Anne senin niye kimsen yok? Herkes ölmüş.” Ben artık fotoğraflara hiç bakamam ve hiç sevmem. Çünkü insanlar ölüyor ve fotoğraflar bana çok ağır geliyor. Mezarlığa gitmem, fotoğraflara bakamam, belki de ağabeyimi çok sevip de onu kaybetmenin etkisidir bana. Mesela annemde veya babamda öyle olmuyor. Annemin, babamın yaşı var, hani ölüm kabul ediliyor da ağabeyim için öyle olmuyor: Ağabeyimin acısı çok başka. Hem böyle haksız yere çekerek, haksızlıklara maruz kalarak gitmesi…”

Şartların olgunlaşmasını beklemek de diyebiliriz 12 Eylül’e, Eren’in on yedisine asılı kaldığı bir zaman dilimi de. Aslında ispat edilmemiş suçların atılı olduğu “Bir sizden, bir de bizden” dengesinin fotoğrafıdır, solcu Adalı’yla sağcı Pehlivanoğlu’nun durumu. Aynı silahtan çıkan kurşunun bir sağcıyı bir de solcuyu vurması gibi garip ve izahı mümkün olmayan (!) durum.

Necdet Adalı’nın sırtına bindirilen haksız yükün ortağıydı artık Mustafa Pehlivanoğlu, “bir sizden bir de bizden” utancının kırmızısına bulanmış fakat siyah beyaz görünen bir fotoğraf. 
29- 4 Ekim Akşamı Konya SMMM Odası Yönetimi Konuklara Eğlence Programı Hazırlayarak Konya Kaşık Ekibinin Gözterisi İle Sürpriz Yaptı. Daha Sonra Meslek Mensuplarını Kendilerini Piste Attı.
Resmi Gazete'de bugün yayımlanan düzenlemeyle motorlu karavanlardan alınan ÖTV yüzde 220'den yüzde 45'e indirildi.
Enflasyon düzeltmesi uygulanmayan bir hesap döneminden sonra enflasyon düzeltme . . . .
Kurumların aktifinde bulunan taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile kurucu senetleri, intifa . . . .
Milyonlarca kişinin yararlandığı BES ile ilgili çok önemli bir gelişme yaşandı. BES'ten kısmi . . .
Çalışma yaşamının ilk yıllarında pek önemsenmeyen emeklilik sonlara doğru en çok . . . .
Ocak 2011 yılından bu yana aynı kurumda sigortalı olarak çalışmaktayım. 2022 yılında emekli . .
Köşemde, 10.07. 2020 tarihinde “Gri liste tehlikesi” başlıklı yazımı okumuştunuz. Bu uyarımın üzerinden 1.5 yıl geçmeden Türkiye Mali . . . .
Zaman zaman kamu kurumlarının özellikle belediyelerin kendilerine yakın gördükleri bazı dernek ve vakıflara nakit para aktarımında . . . .
7326 sayılı Kanun ile Vergi Usul Kanunu’nun geçici 31’inci maddesine yeni bir düzenleme eklenmiştir.Buna göre, tam mükellefiyete tabi ve . .
El birliği mülkiyet halinde, mülkiyet hakkına sahip ortakların her birinin doğrudan doğruya mülkiyeti kullanma hakları yoktur. . . . .
Tak tak tak! Kapı şiddetle çalınıyor. Hayırdır, sabah sabah kim o derken bir bakıyorum . . . .
Girişim sermayesi yatırım fonları, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun (Kanun) 54’üncü . . .
Bilindiği üzere bağımsız denetim; finansal tablo ve diğer finansal bilgilerin, finansal raporlama
YILDIZ Holding, 2018’in ilk aylarında bankalarla 6.5 milyar dolarlık kredi yeniden . . . .
Çağımızın meşhurları olan internet ünlüleri, bir başka deyişle fenomenleri internetten elde ettikleri şöhretlerini gelire dönüştürebiliyorlar.
Başlık bana ait ama kamu alacaklarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin kanun tam da bunu söylüyor. Kanun özetle, borçlarını . . . .