İcra ve İflas Kanunu 333/A Maddesi Işığında Ticari İşletmede Yöneticinin Sorumluluğu
20 Mayıs 2021 Perşembe
Özge Özgüroğlu

İcra ve İflas Kanunu 333/A Maddesi Işığında Ticari İşletmede Yöneticinin Sorumluluğu

Avukat Özge Özgüroğlu

Bu yazımızda pek çok farklı mevzuatta yer alan ticari işletme yöneticisinin sorumluluklarına İcra ve İflas Kanununun 333/a maddesine yönelik olarak bakmadan önce “ticari işletme” nedir kısaca ona değinelim;

Türk Ticaret Kanununun 11. Maddesi uyarınca ticari işletme, esnaf işletmesi için  öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı  hedef tutan faaliyetlerin, devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütüldüğü işletmedir.

İşte bir ticari işletmede hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanlar İİK md:333/a uyarınca alacaklıları zarara uğratmak kastıyla ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara soktukları takdirde, bu işlem ve eylemlerin başka bir suç oluşturmaması halinde, alacaklının şikayeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılırlar.

Birinci fıkradaki suç taksirle işlendiği takdirde ise faile zararın ağırlığına göre, ikimilyar liradan ikiyüzmilyar liraya kadar ağır para cezası verilir. 

Akla ilk gelen sorulardan biri hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olma ayrımının anlamıdır. Bir tüzel kişiliğin yöneticisinin tüzel kişiliğin türüne göre kimler olacağı Türk Ticaret Kanununda belirtilmiştir. Bu belirtilen hukuken yönetim yetkisine haiz olanlar dışında bir de bu yetki bazen fiilen başkasının elinde de bulunabilir. Mesela patron tarafından işçisi adına şirket kurulması ancak tüm işlerin patron tarafından yürütüldüğü işletmeler gibi. İşte yasadaki bu ayrım bunun için düzenlenmiştir.

Diğer bir soru ise şu olmaktadır; yönetim yetkisine sahip olanların birden fazla olması halinde veya hukuken ve fiilen yönetim yetkisine sahip olanların farklı kişiler olması halinde ne olacağıdır? 
Hukukun temel kurallarından olan ve Anayasamızda ve Türk Ceza Kanununda da düzenlemesi olan cezaların şahsiliği ilkesi burada da karşılığını bulacak ve suç, suçun ayrıntısını bilen ve oluşumunda rolü olan temsilciye ait olacaktır.

Madde metninde yer alan alacaklıları zarara uğratmaktan kasıt ise ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödememektir. Burada yargılama esnasında yapılan işlem mahkeme tarafından borçlu şirketin aktif ve pasiflerinin borçları karşılamaya yeterli olup olmadığının araştırılması olacaktır. Suçun oluşmasındaki diğer bir şart da alacaklının  bu durumdan zarar görmüş olmasıdır. 

Önemli bir diğer husus da suçun taksirle de işlenebilecek olmasıdır. Yani; dikkat ve özen yükümlülüğüne uymama, hareketin istenmiş olması, neticenin öngörülebilir olması, neticenin fail tarafından öngörülmemiş olması, ayrıca  öngördüğü neticeyi istememesine karşın neticenin meydana gelmesi halleri de suçu meydana getirmiş olacaktır.

Bu maddede yazılı suçların takibi alacaklının şikayetine bağlıdır ve yargılama İcra Ceza Mahkemeleri tarafından yapılmaktadır. Bu nedenle takibi şikayete bağlı olması nedeni ile uzlaştırma kapsamına da giren bu suçun uzlaşma prosedürü de mahkeme tarafından yürütülecektir.

Suçun bahsettiğimiz gibi taksirle de işlenebiliyor olması İİK md:333/a düzenlemesini çok önemli kılmakta ve ticari işletmelerin mali departmanlarının ne derece önemli olduğunu bizlere açıkça göstermektedir.
12- Vergi Müfettişi Ramazan Kaya "7256 Sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Matrah Artırımları ve SGK Borçlarının Yeniden Yapılandırılması" Konulu Sunumlarına Devam Ederken Zaman Zaman Gelen Soruları Yanıtladıktan sonra İktisadi Dayanışma Kameralarına Resim Vererek Seminer Sona Erdi.
7256 Sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Matrah Artırımları ve SGK Borçlarının Yeniden Yapılandırılması
Zoom platformu üzerinden gerçekleştirilecektir.
"7326 Sayılı Kanun Uygulamaları" Konulu Etkinlik Zoom Üzerinden Canlı Yayınlanacaktır.
"Sizleri Kadın Muhasebeciler Kampına Bekleriz."