İletişimde Maske
07 Nisan 2020 Salı
Hıdır Daştan
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca koronavirüsün bulaşma hızını ve süreci açıklarken vermiş olduğu örnek oldukça ilginçti:
G Ö R Ü - Y O R U M

İletişimde Maske

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca koronavirüsün bulaşma hızını ve süreci açıklarken vermiş olduğu örnek oldukça ilginçti: "Son derece sağlıklı görünen bir kişi, günlük işlerini sürdürürken en az 30 kişiye virüs bulaştırmış, bu kişide hastalığın belirtisi yoktu. Virüsü taşıdığını başta kendisi de bilmiyordu. Virüsü, ailesine, babasına, amcasına ve yanında çalışanına bulaştırdı. Amcasının tedavisi sebebiyle hastanenin muhasebesine gitti. Orada immün yetmezliğib (bağışıklık sistemi yetmezliği) olan bir başka kişiye bulaştırdı. Taşıyıcıdan virüs kapan genç muhasebeci, tedavi gördüğü hastanede bir başka çalışana, 57 yaşındaki bir görevliye bulaştırdı. Genç muhasebeci ve bulaştırdığı görevli hayatını kaybetti

Nisan başında Bakanın açıklamaları durumun Muhasebeci ve Mali Müşavirler nezdinde aslında daha önceden düşünülüp, üzerinde kafa yorulması, gündem yaratılması gereken bir konu olduğunu sermişti ortaya ancak yeterli ilgiyi görüp gündem olamadı. O günden bu yana birçok meslektaşımızı yitirdik ne yazık ki. Bu gün TÜRMOB sayfasında siyah zeminde Mehmet ErdoğanYavuz Kul ve Haluk Tözüm isimlerinin virüs nedeniyle vefat ettiği belirtilmiştir. Meslektaşlarımıza rahmet, meslek camiamıza ve ailelerine sabırlar dilerim.

Vefatı bildirmek acıyı taziye cümleleri ile paylaşmak kısmında sorun yok ancak“Dünya genelinde bir milyon iki yüz yetmiş beş binin üzerinde vakayı, yetmiş bine dayanan can kaybını, ülkemizdeki vaka sayısının yirmi yedi binlerde ve can kaybımızın beş yüz yetmiş dört olduğunu ve metnin alt kısmında üç meslektaşımızın adını yazarak verilen taziye mesajında ya “psikolojik manipülasyon” vardır, ya da “meslektaşımızın salgın hakkında genel kültürünü artırma gayretleri”. Bu mesajı okuyan meslektaş mesajın başındaki bir milyon bilmem kaç bin vaka ile kıyas yaparak derin bir oh çekip şükredecek; Bu mudur asıl iyi niyetli samimi çaba çok merak ediyorum. Büyük büyük sayısal değerleri ifade edecek isek; 2019 yılında TÜRMOB bilançosunu konuşalım. Bilançoda yer alan “Sosyal Yardımlaşma Fonunda” o günün rakamlarıyla bulunan 43 milyonu bu gün kullanmayacak isek ne zaman kullanacağız, bunu soralım.

Ülke genelinde yaklaşık yüz yirmi bin meslektaş, onların çalışanları ve ailelerini de dahil edersek virüsten direkt etkilenen ve etkilenmeye devam eden iki, iki buçuk milyon insan bulunmaktadır. Ne yazık ki meslektaşlarımız ve temas halinde bulundukları insanlar yapılan iş nedeniyle gerek taşıyıcı ve gerekse direkt etkilenmeleri bakımından ciddi risk yaşamaktadırlar. Mesleki olarak can kaybımızın şimdilik düşük olması yarınlarda da durumun böyle seyredeceği anlamına gelmez. Hele ki taziye mesajında verilen meslektaş isimlerinin, metinde dünya genelindeki yaşanan korona vakalarının altına “dip not” gibi yazılmış olması psikolojik manipülasyonun ötesinde “sayısal” değer duygusu yaratması bakımından oldukça üzücü olmuştur. 

Durumun vahametini gizlemek için küçük algı hesaplarıyla durumu “maskelemeye”, meslektaşı incitmeye ne gerek vardı. “İktidarıyla, muhalefetiyle” hep birlikte şu kararları aldık, Bakanıyla, olmadı yardımcısıyla görüşüp taleplerimizi ilettik ancak şu nedenlerle muvaffak olamadık dense daha toparlayıcı olmaz mıydı? Çok güzel bir video yapılmış emeklerine sağlık ancak evde kalması ve birbiriyle uzak olması istenen O Mali Müşavirlerin ne yazık ki hala fatura ve fişlerden uzak olamadığına dair vurgu yok.

Er ya da geç bu belgeleri kayıtlara alıp aylık Müşavirlik ücretlerini analarının ak sütü gibi almayı hak ettiklerini de öne çıkarsalardı keşke. Ertelenmiş de olsa ekonomik hayatın devamına dair sağlam ve uzun süreli tedbirlerin alınmamış, meslektaşın yaşadığı riskin idarece anlaşılmamış olması seslerini duyuramayan iki buçuk milyon insan için çaresizlik değilse nedir? Var sayalım ki virüs belasından kurtuldu meslektaş ve ailesi, peki sonrasında yaşayacağı ekonomik sorunlar üzerine ne mesajlar verildi kamuoyuna? Erteleme nedeniyle Bakanlığa sarf edilen övgü dolu sözlerin yarısını dahi hak etmemiş midir meslek camiası? 

Gösterilen adaylar ve yaşanan seçim atmosferi bakımından TÜRMOB iktidarını biraz şanssız bulduğumu da itiraf etmeliyim

Bir önceki seçimlerde yeterliliği olmadığı halde “yanlışlıkla” Başkan adayı gösterilen Sayın Cemal Yükselen vakası “mahkeme kararıyla başkanlığı düşürülen dönem” olarak tarihe geçmiştir ne yazık ki. 

Bu günlerde içinden keşke İstanbul Barosu Başkanı Avukat Mehmet Durakoğlu’nu TÜRMOB’a başkan gösterselerdi dedirtecek bir durumla karşı karşıyayız

Beyannamelerin verilme sürelerinin uzatılma talebini ilk yapanlardandır kendisi…Gençliğin öne çıkmasını, genç üretimin katkısının önemini sürekli konuşuyoruz ancak doğru planlamalar yapılmadan ve tecrübe aktarımı olmadan, sürecin başında ciddi emekler verilmeden gençlerin öne sürülmesinin onları kaybetmek manasına geldiğini deEmre Kartaloğlu Başkanlığında görmekteyiz ne yazık ki. Yaş ortalaması yetmişlerde olan bir Yönetim Kurulunun, geçen dönem de yönetimde olan bu genç kardeşimize tecrübe aktarımı yapmamasını da manidar bulduğumu ifade etmeliyim. İyi niyetli ancak darmadağınık bir görüntü sergilemektedir Sayın Kartaloğlu. İlginç bir seçim olmuştur 2019 TÜRMOB seçimleri. Stratejisiz ve dağınık bir muhalefet seçimlerin yönünü tayin etmiştir. Her ne kadar mesleğe ve meslektaşa hak ettiği kazanımları sağlamamış olsa da; geçmişte aynı saflarda yer almış kadronun seçilmiş olması, seçimi kazananlar bakımından “dokuzda dokuz yaptık” denilerek şova dönüştürülmüştür.  Bir yandan seçimin kaybedeninin, gözlerimize sokar gibi edilgen bir tavırla “hadi bakalım meydan sizin, tek başınasınız ve bizimkilerle çalışacaksınız, buyurun çözün mesleğin sıkıntılarını” tavrı ve diğer yandan o tavır kadar üzücü olan “dokuzda dokuzcuların” “buyur sen yap, yok hayır sen yap” tavrı. 

Şimdi bu satırları okurken “birlik ve beraberliğe muhtaç olduğumuz şu günlerde…” diye başlayan cümleleri duyar gibiyim ancak şimdi eleştirmez ve doğru adımlar atmaya teşvik etmez isek daha ne zaman yapacağız asli denetim ve kontrol görevimizi. Hepimiz bu Odaların ve Birliğin üyeleriyiz, buralar bizleri iyi temsil etmek ve mesleğe itibar kazandıracak duruşlar sergilemek zorundadırlar. Bu konuda çok fazla bir şey beklemiyor meslektaş, diğer meslek örgütlerinin üyelerini koruyup kolladığı, dar günlerde üyelerinin yanında olduğu gibi bir performans göstermesi yeterlidir. 

Uzmanlar damlacık yoluyla bulaşan Coronavirüsten korunmanın tıbbi olarak basit yolları olduğunu; ellerimizi yıkamayı, eldiven kullanmayı, hijyene önem vermeyi, kalabalık ortamlardan uzak durmayı ve özellikle “maske” kullanımına dikkat etmemiz gerektiğini sık sık söylemektedir. “Maske” kullanın tavsiyesi virüse karşı önlem olarak bizlere yani halka söylenen bir tavsiyedir ancak görünen o ki yöneticilerimiz bu tavsiyeyi üzerine alınmış ve meslektaşın karşısına bu gün yayınladıkları taziye mesajında “durumumuzu maskeleyerek” çıkmışlardır.   
16 - Yönetim Kurulunun İbra Edilmesinden Sonra, Başkan Olgun Bazı Bilgilendirmelerde Bulundu, Daha Sonra YMM Ahmet Gündüz Teşekkür Konuşmasını Yaptıktan Sonra Başkan Olgun'un Genel Kurul Duyurusunun Ardından Seçimlere Geçildi. (SON)
"Türkiye de Gönüllülük ve Aidiyet" Konulu "Çevirim İçi Konferans" ta Aramızda Olmanızdan Onur Duyarız.
Kamu Gözetim Kurumu tarafından eğitim için yetkilendirilen derneğimizin Bağımsız Denetçiler İçin Sürekli Eğitim kapsamında . . . .
"Anonim şirketlerde Genel Kurul Toplantıları ve Özellikli Durumlar" Konulu Uzaktan - Senkron Eğitimi
Uygulamalı Örnek ile 2020 Yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesinin Hazırlanması