İthalatta gözetim farkı: İndirilemeyen KDV, artan maliyet ve Danıştay kararının etkileri
01 Haziran 2026 Pazartesi
Dış ticaret erbabının, CFO’la­rın ve yeminli mali müşavir­lerin gümrük idareleri ile uzun yıllardır en çok ihtilaf yaşadığı alanların başında . . . . .
İthalatta gözetim farkı: İndirilemeyen KDV, artan maliyet ve Danıştay kararının etkileri
İthalatta gözetim farkı: İndirilemeyen KDV, artan maliyet ve Danıştay kararının etkileri
01 Haziran 2026
Zeki GÜNDÜZ
Zeki GÜNDÜZ
VERGİ POLEMİKLERİ
zeki.gunduz@dunya.com
Tüm Yazıları
Dış ticaret erbabının, CFO’la­rın ve yeminli mali müşavir­lerin gümrük idareleri ile uzun yıllardır en çok ihtilaf yaşadığı alanların başında şüphesiz “İtha­latta Gözetim Uygulaması” gel­mektedir.

Ekonomi politikasının bir koruma aracı olarak kurgula­nan bu enstrüman, son dönemde yapılan radikal mevzuat değişik­likleri ve gümrük genelgelerinin iptaline ilişkin yargı kararlarıyla birlikte mali idare, gümrük ida­resi ve mükellef üçgeninde huku­ki bir kördüğüme dönüşmüştür.

Bu yazımızda, ithalatta göze­tim farkı üzerinden ödenen Kat­ma Değer Vergisi’nin (KDV) in­dirim hakkının kısıtlanmasını ve Danıştay’ın konuya ilişkin gün­cel yaklaşımını masaya yatırıyo­ruz.

1-Yasal zemin ve indirim hakkının kaldırılması
Bilindiği üzere, ithalatta göze­tim uygulamasına tabi bir malın, tebliğlerde belirlenen eşik de­ğerin altında bir kıymetle ithal edilmek istenmesi halinde, itha­latçılar ya Ticaret Bakanlığı’n­dan “Gözetim Belgesi” almakta ya da bu belgeyi temin edemedik­leri durumlarda gümrük beyan­namesinde malın kıymetini eşik değere yükseltmektedir. Bu ilave matrah, genellikle beyanname­nin “Yurt Dışı Giderler” hanesi­ne tevsik edilemeyen bir fark ek­lenmesi suretiyle gerçekleştiril­mektedir.

Geçmişte bu gözetim kaynaklı matrah farkı üzerinden ödenen fazla KDV, KDV Kanunu (KDVK) Madde 29 uyarınca mükellefler tarafından indirim hesaplarına alınarak finansal yük olmaktan çıkarılabiliyordu. Ancak, 24 Ka­sım 2023 tarihli ve 32379 sayı­lı Resmî Gazete’de yayımlanan 7846 sayılı Cumhurbaş­kanı Kararı ile bu durum kökten değiştirilmiştir.

Söz konusu Karar, da­yanağını KDVK Madde 36’dan almaktadır. Bu madde, Cumhurbaşka­nı’na KDV indirim hak­kını kısmen veya tama­men kaldırma, indirim hakkı kısıtlanan işlem­leri belirleme ve iade/indirim uygulamalarının usul ve esasla­rını düzenleme yetkisi vermek­tedir.

İlgili Karar uyarınca; ithalat­ta gözetim uygulaması, korun­ma önlemleri ve haksız rekabe­tin önlenmesi (anti-damping ve telafi edici vergi) mevzuatı kap­samında, gümrük beyanname­lerinde beyan olunan ve tevsik edilemeyen tutarlar ile bu tutar­lar nedeniyle doğan ve KDV mat­rahına dahil olan her türlü vergi, resim, harç ve paylar dolayısıyla ödenen KDV’nin indirim konusu yapılması yasaklanmıştır.

2- 31 Ocak 2026 tarihli tebliğ düzenlemesi ve uygulama esasları
Uygulamada doğan duraksa­maları gidermek amacıyla, 31 Ocak 2026 tarihli ve 33154 sayı­lı Resmî Gazete’de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uy­gulama Tebliğinde Değişiklik Ya­pılmasına Dair Tebliğ ile konu­nun usul ve esasları netleştiril­miştir.

Tebliğin getirdiği en kritik ye­nilik, indirim kısıtlamasına doğ­ru uyulup uyulmadığının takvim yılının altışar aylık dönemleri iti­barıyla denetlenmesidir. Yüküm­lülüğün şekli, ithalat tutarının Tebliğde belirlenen sınırı (söz konusu düzenlemede 2.600.000 TL) aşıp aşmamasına ve şirketin tam tasdik hizmeti alıp almama­sına göre değişmektedir.

3- Danıştay’ın kıymet kriterli gözetim genelgesi iptali ve geri verme süreci
Mevzuat cephesinde durum mükellef aleyhine ağırlaşırken, yargı kanadından çok önemli bir hamle gelmiştir. Danıştay, güm­rük idaresinin yasal bir dayanak olmaksızın sadece “kıymet krite­rine” dayanarak gözetim belgesi aranmasına yönelik düzenleyici işlemini mercek altına almıştır.

Danıştay 7. Dairesi, 26.11.2024 tarihli ve E:2024/2206, K:2024/4870 sayılı kararı ile Ti­caret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 22.01.2019 tarih ve 2019/1 sayılı “Kıymet Kriter­li Gözetim Uygulaması” konulu Genelgesini iptal etmiştir. (Karar oybirliğiyle verilmiş olup, Danış­tay Vergi Dava Daireleri Kuru­lu’na temyiz yolu açıktır; dolayı­sıyla bu bir daire kararıdır, henüz kesinleşmiş bir VDDK kararı de­ğildir.)

Gerekçe: Danıştay, iptal ge­rekçesini büyük ölçüde huku­kun temel ilkelerine dayandır­mıştır. Karara göre Genelge’nin, geri verilen alacakların belirli usulde ödenmesi koşuluyla ceza­nın iptalini öngören düzenleme­si, yükümlüleri idari işlemi yar­gı önünde inceletme olanağından yoksun bıraktığından hak ara­ma özgürlüğüne, adil yargılanma hakkına ve hukuk devleti ile öl­çülülük ilkesine aykırıdır. Ayrı­ca kanuni sebep olmaksızın ce­za kararının kaldırılacağı yönün­deki düzenleme suç ve cezaların kanuniliği ilkesine; verginin ida­reye ödenmesi halinde gözetim belgesi aranmazken iade halinde aranması ise eşitlik ilkesine ay­kırı bulunmuştur. Esasa ilişkin olarak Danıştay, gümrük kıyme­tinin belirlenmesinde öncelikle satış bedelinin esas alınması ge­rektiğini ve gözetim uygulama­sının amacının malın ithal sey­rinin izlenmesi olduğunu; göze­tim belgesi ibraz edilmemesinin tek başına Gümrük Kanunu uya­rınca ek tahakkuk gerektiren bir durum oluşturmadığını vurgula­mıştır.

Sonuç: Bu iptal kararı, gözetim uygulamasının kendisini ortadan kaldırmaz; gözetim, ilgili Bakan­lık tebliğleri uyarınca yürürlükte kalmaya devam eder ve idare “sa­dece genelgedeki yöntem iptal edilmiştir” argümanını ileri sü­rebilir. Bununla birlikte kararın, gözetim uygulaması kapsamın­da fazladan tahsil edilen vergile­re ilişkin geri verme taleplerinde mükellefler lehine önemli bir hu­kuki dayanak oluşturacağı değer­lendirilmektedir. Ancak bu, oto­matik bir iade hakkı doğurmaz: iade için kural olarak beyanın ih­tirazi kayıtla yapılmış olması, iti­raz/dava süreçlerinin usulüne uygun işletilmesi ve mükellef le­hine kesinleşmiş bir yargı kararı bulunması önem taşır.

Bağlantılı sonuç: Aynı yakla­şımla, iade edilen tutarlar nede­niyle gümrük idarelerinin Güm­rük Kanunu Madde 235/1-c uya­rınca uyguladığı para cezalarının da yasal dayanağı tartışmalı hale gelmiştir.

4- Uygulamadaki çelişkiler ve mükellefin çıkmazı

Burada vergi hukuku mantığı açısından ciddi bir paradoks doğ­maktadır:

-Gümrük Kanunu açısın­dan: Danıştay, idarenin kıymet kriterli zorlamasını hukuka aykı­rı bulmakta ve haksız tahsil edi­len vergilerin iade edilmesi ge­rektiğine işaret etmektedir.

-KDV Kanunu ve Cumhur­başkanı Kararı açısından: Aynı gözetim farkı üzerinden ödenen KDV’nin indirim hakkı ise mü­kelleften alınmaktadır.

Mükellef, gümrükte malını çekebilmek için bu farkları be­yan etmekte, ancak ödediği ver­gi finansal bir yüke dönüşmek­tedir. Vergi idaresi ise yayımla­dığı özelgelerde (muktezalarda), 7846 sayılı Karar’ın lafzına bağlı kalarak, beyannamede tevsik edi­lemeyen her türlü yurt dışı gider farkına isabet eden KDV’nin in­dirimini reddetmektedir.

Sonuç ve CFO’ lara tavsiyeler

İthalatta gözetim uygulaması, artık sadece bir dış ticaret işle­mi değil, doğrudan şirketin nakit akışını ve efektif vergi yükünü et­kileyen bir mali risk unsurudur.

Ekonomi yöneticileri için öne­rimiz; gözetim farkı ödenerek ya­pılan ithalatlarda, Danıştay’ın güncel iptal kararı dayanak gös­terilerek, gümrükte beyanın sü­resi içinde “İhtirazi Kayıtla” ya­pılması ve ardından idari/yargı­sal dava süreçlerinin (Gümrük Kanunu Madde 242 ve devamı) titizlikle işletilmesidir.

İhtirazi kayıt-önemli uyarı: Uygulamada ihtirazi kayıt, son­radan açılabilecek davaların ba­şarı şansını önemli ölçüde ar­tıran ve hak kaybı riskini azal­tan bir araçtır; tescil anında şerh edilmesi, tescilden sonra eklene­memesi nedeniyle kritik önem taşır. Bununla birlikte, somut olayın özelliklerine göre (sonra­dan ortaya çıkan hukuka aykırı­lıklar, düzenleyici işlemin iptali veya geri verme-kaldırma başvu­ruları gibi hallerde) ihtirazi kayıt bulunmayan işlemlerde de geri verme veya dava yollarının tama­men kapandığı söylenemez. Yine de en güvenli yol, beyanın baştan ihtirazi kayıtla kurulmasıdır; bu nedenle Danıştay kararına daya­narak geçmiş ithalatlar için doğ­rudan iade talebinde bulunma­dan önce her dosyanın ayrıca de­ğerlendirilmesi gerekir.

Ayrıca 31 Ocak 2026 tarihli tebliğ kapsamındaki bildirim ve YMM tevsik yükümlülüklerinin eşik değere göre eksiksiz yerine getirilmesi gerekir; aksi takdirde indirim konusu yapılan tutarlar ilerleyen dönemlerde cezalı ver­gi incelemelerine davetiye çıka­racaktır.

Finansal etki: İndirilemeyen KDV artık doğrudan bir maliyet/ gider unsuru haline geldiğinden brüt kârlılığı düşürebilir, efek­tif vergi oranını yükseltebilir ve işletme sermayesi ihtiyacını ar­tırabilir. Özellikle düşük marjla çalışan ithalatçı sektörlerde, gö­zetim farkına isabet eden indiri­lemeyen KDV’nin ürün maliyet­leri üzerindeki etkisinin transfer fiyatlaması, stok değerlemesi ve kârlılık analizleriyle birlikte de­ğerlendirilmesi önem taşımak­tadır. (Dünya)
REKLAM ALANI
4- Genel Yayın Yönetmenimiz Nusret Sümer İstanbul Yeminli Mali Müşavirler Odası Başkanı A. Müfit ERKARAKAŞ' la Yapmış Oluğu Söyleşilerle 3568 Sayılı Meslek Mensuplarını Bilgilendirmeye Devam Ediyor.
>
TÜRMOB Genel Başkanı İrfan Hüseyin Yıldız, Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik mesleğinin yasal statüye kavuşmasının 37. yılı . . . . .
Nitelikli İş gücü Yetiştirme Programı kapsamında Muhasebe Yardımcı Elemanı yetiştirilecektir.
3568 sayılı Meslek Yasamızın 37. yıldönümünde, Anıtkabir’i ziyaret ederek Ata’mızın huzurunda olacağız…. . . .
Konya SMMM Odası Başkanı Halil Bıçakçı, 3568 Sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'nun . . . . .
Sosyal güvenlik reformu ile bir yandan ayrı ayrı tüzel kişilikleri olan SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı’nın tek çatı altında toplanması, bir . . . .
Bölge Odaları Dayanışma ve İş Birliği Toplantısı Sonucu Değerlendirmesi ve Teşekkür Mesajı
04 Haziran 2026 tarihli Resmi Gazete ile gündemi oldukça meşgul edecek bir kanun yayımlandı. 7582 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik . . . . .
Gelir Vergisi Kanunu mükellefleri tam ve dar mükellef olarak iki kategoriye ayırmıştır. Bu ayrımın kanunda iki ölçüte göre yapılmıştır. . . .
4 Haziran 2026 tarihli Resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7582 sayılı kanun ile Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenen geçici . . . .
Son günlerde bazı belediye yöneticileri tarafından ruhsatsız işyerleriyle ilgili sorumluluğun mali müşavirlere yüklenmeye çalışıldığı, . . . . .
Önemli bulduğum güncel yargı kararlarını, zaman zaman bu köşede paylaşıyorum. Bugün Danıştay Üçüncü Dairesinin 3 Mart 2026 tarihli . . . . .
Hatırlanacağı üzere geçen yıl, emlak vergisi matrahının belirlenmesine esas arsa ve arazi değerlerinin takdirlerine ilişkin komisyon . . . . .
Gaziantep Mali Müşavirler Odası (GSMMMO), mesleki alandaki çalışmalarının yanı sıra kültürel ve sosyal yaşamda da öncü bir rol üstleniyor
Vergi cezalarında indirim başvurularınızı, ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde; dilekçeyle bağlı bulunduğunuz vergi . . . .
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5 Haziran Cuma günü 3. Dünya İslam Ekonomi Zirvesi’nde konuştu. Konuşmada öne çıkan ve manşetlere . . . . .
TÜİK’in Mayıs ayı enf­lasyonunu açıklama­sıyla birlikte milyonlarca emekli, memur ve memur emeklisinin Temmuz ayında alacağı artışın . . . . . .