Madeni Yağda ÖTV ve KDV Karmaşası
25 Ağustos 2014 Pazartesi
Esadullah Aslan
Bilindiği üzere özel tüketim vergiside aynen katma değer vergisi gibi bir tüketim vergisi olup nihai yüklenici ve ödeyicisi TÜKETİCİDİR.

 Madeni Yağda ÖTV ve KDV Karmaşası

  
  Bilindiği üzere özel tüketim vergiside aynen katma değer vergisi gibi bir tüketim vergisi olup nihai yüklenici ve ödeyicisi TÜKETİCİDİR.

  Katma değer vergisi mükellefler tarafından indirim sistemi ile sürekli olarak taşınıp en son nihai tüketici üzerinde kaldığ bilinen bir durumdur.

  ÖTV de ise durum tamamen farklı olup,ÖTV nin gerçek mükellefi olan,ithalatçı,rafineri ve imalatçılar tarafından düzenlenen faturalardaki ÖTV alıcılar tarafından satılan mal maliyetine aktarılmak suretiyle yok edildikten sonra satışa sunulmaktadır.

  Belirtilen aşamadan sonra ÖTV nin gerçek yüklenicisi ve ödeyicisi olan tüketiciye intikal edene kadar geçen ara süreçteki hiç kimse , aldığı ve sattığı ürün içende  ÖTV olduğunu bilinmemekte ve görülmemektedir.

                  Yani KDV ve ÖTV nin gerçek ödeyecisi  olan NİHAİ TÜKETİCİ,  yakıt,beyaz eşya ve benzeri ÖTV ye tabi bir ürünü alırken,KDV ödediğini biliyor olmasına rağmen çok özel ilgi duyanlar hariç ÖTV ödediğinin farkında bile olmamaktadır.

  Hal böyle olmasına rağmen,

  Madeni yağ alıp satanlar ve nakliyeciler adına 4760 sayılı kanunun 13/2. maddesine göre müteselsil sorumluluktan dolayı takdir ve tarh işlemleri yapılmaya başlanılmış olup.Madeni yağı motorin olarak kullanmak için alana satmak ve motorin yerine kullanmak gerekçeleriyle ÖTV ve KDV taktir ve tarh işlemleri yapılmaktadır.

                  Yapılan bu iş ve işlemlerin hiçbirisi doğru,yerinde,usul ve hukuka uygun olmayıp,bir kuzudan birden fazla post çıkarmak manasında bir uygulama olup Bakınlığın bu uygulamaya acilen son vermesi gerektiği kanaatideyim.

                  Çünki mevcut uygulama ile vergilendirmede gerçek durumun esas olduğu hukuk ilkesi bilinmedende olsa yok sayılmaktadırki bunun kabulü ve sürdürüle bilir olduğunu düşünmek mümkün değildir.Keyfiliği havi böyle bir  uygulamanın sistemin tümden çökmesine vesile olabilecek bir durum olup. 

                       Maliye idaresinin böyle bir keyfiliğe izin vermeyeceği inancındayım.  Yazımın konusunuda bu durum oluşturmaktadır.

  Şöyleki,  

  4760 sayılı kanunun 1. maddesinde,


                        “Bu Kanuna ekli;a) (I) sayılı listedeki malların ithalatçıları veya rafineriler dahil imal edenler tarafından teslimi,…..Bir defaya mahsus olmak üzere özel tüketim vergisine tabidir.”
  Düzenlemesi ile kanun koşucu ÖTV nin mükelleflerinin ithalatçı,rafineri ve imalatçılar olduğunu açık ve net bir anlatımla hükme bağlanmıştır.

  Bu güne kadar yayımlanmış genel tebliğler incelendiğinde görüleceği üzere,tüm tespit açıklama ve uygulamaların tamamında  ithalatçı,rafineri ve imalatçılar esas alınarak uygulamaya yön verilmektedir.
  Yani kanunun,lafzı,ruhu ve konuluşundaki maksadına uygun olanak ÖTV nin mükelleflerinin ithalatçı,rafineri ve imalatçılar olduğu açık ve kesin olup,bir başka birini bu kapsamda telakki etmenin usul ve hukuka aykırı olduğu kesindir.

  Fakat son zamanlarda,özellikle yazılı ve görsel basında yapılan haberler ile madeni yağın araçlarda yakıt olarak kullanılıyor olduğu yönündeki haberler,rehber edinilerek yapılan incelemelerde.Kanunda olmamasına  ve hatta kanuna açık aykırılık içeriyor olmasına rağmen.

  Madeni yağ satıcıları adına ,4760 sayılı kanunun 13/2. maddesindeki 

                      “ 2. (I) sayılı listedeki malları teslim alanların, bu malları daha yüksek tutarda vergiye tabi bir mal olarak kullanmak veya üçüncü kişilere satmak suretiyle vergi ziyaına sebebiyet vermeleri halinde, ziyaa uğratılan vergi bunlar adına tarh olunur ve tarhiyata 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 344 üncü maddesine göre vergi ziyaı cezası uygulanır”


  Hükmü gerekçe gösterilerek,madeni yağları motin yerine kullanmak üzere sattıkları, aynı şekilde madeni yağı aracında yakıt olarak kullanan tüketici nakliyecilerede,madeni yağı değeri daha yüksek motorin yerine kullanmış olduklarından dolayı 13/2 maddeye göre vergi ziyaına sebebiyet vermiş olduklarından dolayı cezalı ÖTV tarhiyatları yapılmaktadır.

  Bu uygulama kanun maddesinin lafzına,ruhuna ve konuluşundaki maksadına açık aykırılık içeriyor olması yanında,hayatın olan akışınada uymamaktadır.

  Şöyleki,
                       Madeni yağı alan biri bu madeni yağı,dairesini ısıtmada sisteminde kullanırsa ne olacak,nasıl değerlendirilecek belli değil,

                       Çamaşır makinesinı,kuru temizleme iş yerinde kullanması durumunda,çamaşır makinesinin daha yüksek vergiye tabi bir mal olarak kullanıldığı öne sürülecekmi buna verilecek olumlu bir cevabın olduğunu sanmıyorum.

                  Sonuç itibariyle ÖTV ye tabi bir malın 13/2. maddesinde kanun koyucu, bu malları daha yüksek tutarda vergiye tabi bir mal olarak kullanmak veya üçüncü kişilere satmak suretiyle vergi ziyaına sebebiyet vermeleri halinde, ziyaa uğratılan vergi bunlar adına tarh olunurdan kastettiği mükelleflerin ithalatçı,rafineri ve imalatçılar olduğu açık ve kesin olup madeni yağ satıcısı ve nakliyecinin bunlar arasında olmadığı kesindir.

  Fakat Bütün bunlara  rağmen,yapılan incelemelerde,

                  Madeni yağı aldığı gibi madeni yağ olarak satanları,madeni yağları daha yüksek tutarda vergiye tabi mal olarak sattığı,

                   Aldığı madeni yağı aracında yakıt olarak kullanan nakliyeciler adınada madeni yağı daha yüksek tutarda vergiye tabi motorin yerine  kullandığı gerekçeleri ile  vergi ziyaına sebebiyet verdikleri gerekçeleri ile  cezalı tarhiyatlar yapılmaktadır.

  Bu uygulamalar, kanun koyucunun 4760 sayılı kanunun 1. ve 13. maddesindeki düzenlemeleri ve bu düzenlemelerden beklediği amaçla bağdaşır olmadığı açık olup,haksız ve yersiz mağduriyetler yaratılmaktadır.

  Şöyleki,
                   4760 sayılı kanunun 1. maddesindeki bağlayıcı hükümle ÖTV tahsil edip ödeyecek olanların ithalatçı,rafineri ve imalatçılar olduğunu hükme bağlamış olması karşısında.

                  Madeni yağ satıcısının  istese bile madeni yağı satarken ÖTV tahsil etmesinin fiilen ve hukuken mümkün olmadığını olamayacağını dikkate almıyor olması,gerekçe ve uygulamanın ne kadar hukuka aykırı olduğunu göstermektedir.

  Ayrıca,zaten ÖTV nin nihai tüketicisi olan nakliyecinin,kimseye fatura düzenlemesi gibi bir durumun sözkonusu olmadığı dikkate alındığında.

  Satıcı ve tüketiciler adına ÖTV tahsil edip ödemedikleri gerekçesiyle,takdir ve tarh işlemi tesis edilip,cezalı ÖTV tarhiyat önermesinde bulunulmasının maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu açıktın.

  Şöyleki, 

  Bir yerel mahkemenin kurul halinde verdiği 20.11.2013 tarihli kararında


                       “Olayda, tarhiyatlara dayanak inceleme raporunda, davacı tarafından söz konusu madeni yağların yine madeni yağ olarak satıldığı yönünde beyanda bulunulduğu halde, inceleme elemanınca alınan madeni yağların 10 numara yağ olarak satıldığı hususunda herhangi bir tespite yer verilmeksizin, muamelenin tarafları arasında oluşan maddi ve hukuki ilişkinin gerçek mahiyetinin araştırılmadığı, madeni yağın alınıp madeni yağ olarak satılması ticari ve teknik icaplara uygun iken, aksinin inceleme elemanınca ortaya konulamadığı anlaşıldığından, …”

  Hükmü ile  madeni yağ satıcısı hakkında yapılan ÖTV tarhiyatının iptaline karar verilmiş bulunmsıÖTV nin mükellefi olmayan satıcılara ve tüketicilere  hangi gerekçeye dayandırılırsa dayandırılsın ÖTV mükellefiyet ve sorumluluğunun ihdas edilemeyeceğini,bir başka anlatımla 4760 sayılı kanunun 13/2. maddesinin uygulanamayacağının somut göstergesidir.

  Sonuç itibariyle,iyiki idari yargı yerleri var diyor,her zaman olduğu gibi tarihsel ve köklü geleneklere sahip olan Maliye idaresinin bu türden kişisel varsayıma dayalı iş ve işlemlerin tesisine mani olacağına olan inancımı yinelemek istiyorum.

Açış Konuşması; Ali Haydar Tunç (İSMMMO Başkan Yardımcısı), Moderatör ; Halim Bursalı (İSMMMO Y.K.Ü), Konuşmacılar ; Yalçın Sütütemiz-(İstanbul TESMER Eğitmeni) ve Mücahit Yılmaz - (İstanbul TESMER Eğitmeni "Yapılandırmada Dikkat Edilecek Hususlar ve İstihdam Teşvikleri"
Genel Başkan Emre Kartaloğlu ve SGK Bşk Sayın İsmail YILMAZ’ın katılımlarıyla, 20 Ocak 2021 Çarşamba günü saat 11.00'de SOHBET PROGRAMI gerçekleştirilecektir.
Kamu Gözetim Kurumu tarafından yetkilendirilen derneğimiz tarafından bağımsız denetçiler için sürekli eğitim programı kapsamında Ocak ayı yüz yüze ve on-line eğitim takvimimiz aşağıdaki görsellerde paylaşılmıştır.
İSMMMD, Kamu Gözetim Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) tarafından uzaktan eğitim yöntemi ile bağımsız denetçiler için sürekli eğitim programları düzenleme konusunda yetki almış olup; Temel Tahkim Eğitimi konulu ders açılmıştır.