Meslek
Odası mı, Siyasi Yapı mı? 49 No’lu Tebliğ ve 37 Yıllık Sessiz Birikim
Yazar: Ahmet DEMİR –
Mali Müşavir
Türkiye’de mali müşavirlik mesleği artık
yalnızca ağır çalışma şartlarıyla, bitmeyen beyannamelerle ya da uykusuz
gecelerle anılmıyor. Bugün mesleğin bağrında çok daha derin, çok daha sancılı
bir kriz var: Temsil
ve samimiyet krizi.
Sahada, ofisinde, bilgisayar başında
dirsek çürüten yüz binlerce mali müşavir artık yüksek sesle şu soruyu soruyor: Biz bir meslek odası
ya da birliği tarafından mı yoksa
ideolojik bir kale tarafından mı temsil ediliyoruz?
Siyaset
Kürsüsü mü, Meslek Odası mı?
Hafızalarımızı tazeleyelim. TÜRMOB ve
İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (İSMMMO) yönetimlerinde 1989
yılından beri, yani tam 37 yıldır kesintisiz
bir "Çağdaş Demokrat Muhasebeciler" grubu hakimiyeti var. Dile kolay;
OTUZ YEDİ YIL!
Bu süreçte dönüp geriye baktığımızda
karşımıza çıkan tablo, sahadaki meslektaşın neden bu denli öfkeli olduğunu
açıkça özetliyor. Bu 37 yılda;
·
Mali müşavirin çalışma şartları zerre
düzelmedi, düzeltilmesi için bile çabalanmadı.
·
Angarya iş yükü azalmadı, aksine kat be
katlanarak arttı.
·
Güvenli bir tahsilat sistemi kurulmadı,
ücret güvencesi sağlanmadı. Asgari ücret tarifesi meslektaşlar için nefes
aldırmadı.
·
Mesleğe yeni giren Genç meslektaşların
geleceği güvence altına alınmadı.
Ancak aynı meslek üst yönetimleri;
anayasa referandumlarında, yüksek yargı tartışmalarında, laiklik eksenli siyasi
süreçlerde, ana muhalefet partisi – üyelerinin ile ilgili yargı kararlarında ve
diğer ideolojik meslek örgütleriyle ortak bildiriler yayınlamada her zaman en
ön safta yer aldı. Ülke siyasetindeki en ufak dalgalanmada aslan kesilen, en
sert ve en organize refleksleri gösteren yönetim zihniyeti; sıra mali müşavirin hakkını aramaya,
angaryayı bitirmeye geldiğinde adeta derin bir sessizliğe büründü.
İşte tam bu noktada şu soruyu sormak gerektiğine inanıyorum:
Meslek sorunlarında neden aynı sertliği, aynı
mücadeleyi ve aynı organize direnci neden göremedik?
Gerçek
Gündem Ofislerde, Sahte Gündem Yönetimde
Mali müşavirin gerçek gündemi bellidir:
·
Gece yarılarına kadar ofiste çalışarak
girmek,
·
Yetişmeyen beyannamelerin, sürekli çöken
sistemlerin stresini Kalp krizi geçirecek kadar yaşamak,
·
Karşılığını alamadığı ücretsiz iş yükü
altında ezilmek,
·
Bozulan aile düzeni ve tükenen sağlıkla
baş başa kalmak.
·
İşletmelere ücretsiz psikolojik
danışmanlık yapmak.
·
Karşılıksız bir yarı devlet memuru gibi
ama sürekli bilgi vermek zorunda kalmak.
Ama mevcut yönetim anlayışının gündemi,
meslektaşın bu feryadından çok uzakta, hep makro siyasetin labirentleriyle dolu.
Birçok mali müşavirmeslek mensubuna göre
bugün yaşanan en büyük kırılma noktası da tam burasıdır:
Meslek odaları, meslek odası olmaktan çıkıp ideolojik
reflekslerle hareket eden yapılara dönüştü.
Elbette herkesin bir siyasi görüşü vardır, olmalıdır.
Buna kimsenin itiraz etmeye hakkı yoktur. Fakat bir meslek örgütünün birincil
önceliği siyasi kutuplaşmalardan beslenmek değil, meslek mensubunun emeğini ve
ekmeğini korumak olmalıdır. Bugün sahada çalışan mali müşavir,
arkasında kendisi için dövüşen bir oda olmadığını biliyor ve en acısı da şu
cümleyi kuruyor:
"Bizim
için gerçekten hiç mücadele etmediler."
Nispi Temsil Koltukları Kadar Değeri Yok mu Emeğimizin?
Bu zihniyetin mesleği yönetmek gibi bir
derdinin olmadığını kanıtlayan geçmiş vizyonsuzluklar, hafızalarda tazeliğini koruyor.
Kamu Gözetimi Kurumu (KGK) sürecinde
bağımsız denetim alanının büyük oranda kaybedilmesi, mesleki bir müzakere yerine ideolojik çatışma dilinin
tercih edilmesinin doğrudan bir sonucuydu.
Daha da vahimi, nispi temsil
tartışmalarında yaşandı.
Meslektaşın sırtındaki dağ gibi
angaryaları indirmek için parmağını bile oynatmayanlar, odalardaki koltuk
düzeni ve yönetim çoğunluğu tehlikeye girdiğinde ortalığı ayağa kaldırdı. Yani meslektaşın ücretsiz angarya yükü
için gösterilmeyen direnç, koltuk düzenini korumak için fazlasıyla gösterildi.
Bardaktan Taşan Son Damla: 49 No’lu Tebliğ
İşte bu 37 yıllık ihmalkarlığın, samimiyetsizliğin ve sessiz birikimin
sembolü49
No’lu Tebliğ oldu. Çünkü bu tebliğe çağdaş Türmob yönetimi Sadece yeminli mali
müşavirlerin birliği olduğunu mali müşavirlerin birliği olmadığını
kanıtlarcasına ses çıkarmadı, Gelir idaresine görüş bile vermedir.
Bugün binlerce SMMM haklı olarak soruyor:
"Biz bağımsız mali müşavir miyiz,
yoksa YMM sisteminin ücretsiz operasyon personeli miyiz?"
Saatler süren sistem girişleri,
karşılıksız veri hazırlıkları, operasyonel angaryalar... Sonuç? Sıfır ekonomik
karşılık. Ve bu büyük haksızlık karşısında bile güçlü, kararlı ve mali
müşavirler için sonuç alıcı bir meslek mücadelesi ortaya koyamayan bir
yönetim...
Değişim Kaçınılmaz, Yeni Bir Anlayış Şart
Sorun artık kişiler değil; sorun, 37 yıldır değişmeyen ve kendini mesleğin üstünde gören
bu köhne zihniyetin ta kendisidir. Siyaset yapmak isteyenlerin yeri
meslek odalarının yönetim kurulları değil, siyasi partilerdir.
Meslek odalarının ve Türmob’un görevi
siyasi kimlik üretmek veya bir ideolojinin bayraktarlığını yapmak değil; 131.600 üye mali
müşavirin hakkını, hukukunu ve emeğini savunmaktır.
Mali müşavirlerin artık içi boş ideolojik sloganlara karnı tok.
Bu mesleğin acilen;
·
Bire bir mali müşavirlik yaparak sahayı
gerçekten bilen,
·
O gece yarılarına sabahlara kadar süren
mesaileri bizzat yaşayan,
·
Angaryanın ne demek olduğunu ofisinde ya
da telefonunda hisseden,
·
Gençlerin bu meslekten neden kaçtığını
anlayan ve tek
derdi sadece meslek olanyeni, dinamik ve liyakatli kadrolara
ihtiyacı var.
Çünkü mali müşavir artık sadece yorulmadı; kalp krizi geçirdi, atasının
cenazesine, hastasına gidemedi, düğünün bile yaşayamadı, kendisini temsil
etmesi gerekenlerin arkasında durmadığını görerek derinden kırıldı. Ve bu kırılma, 37 yıllık sessiz
birikimin sonudur.
Artık binlerce mali
müşavirin çığlığı şudur;
Değişim, artık lüks
değil, mesleğin hayatta kalma mücadelesidir.