Mükerrer 355. maddeyle ilgili ,1.8.2009 tarihinden öncesi için Kesilen özel usulsüzlük cezalarına İDARİ YARGI dur dedi.
23 Temmuz 2013 Salı
Esadullah Aslan
Bilindiği üzere VUK nun mükerrer 355. maddesinde,

Mükerrer 355. maddeyle ilgili ,1.8.2009 tarihinden öncesi için Kesilen özel usulsüzlük cezalarına  İDARİ YARGI dur dedi.

                        Bilindiği üzere VUK nun mükerrer 355. maddesinde,

                        “Bu hükmün uygulanması için, bilgi ve ibraz ödevinin yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılacak tebliğlerde bilginin verilmesi için tayin olunan sürede cevap verilmemesi, eksik veya yanıltıcı bilgi verilmesi veya defter ve belge ibrazı için tayin olunan süre ile defter ve belgelerin süresinde ibraz edilmemesi durumunda haklarında Kanunun ceza hükümlerinin uygulanması cihetine gidileceğinin ilgililere yazılı olarak bildirilmesi şarttır.”

                        Hükmüne yer verilmiş olup ,vergi idareside,

                       “Bu Kanunun 86, 148, 149, 150, 256 ve 257 nci maddelerinde yer alan zorunluluklar ile mükerrer 257 nci madde uyarınca getirilen zorunluklara uymayan Kamu idare ve müesseselerinde bilgi verme görevini yerine getirmeyen yöneticiler dahil”

                        Hükmü doğrultusunda özel usulsüzlük cezası kesmekte idi. İdari yargı yerleri,1.8.2009 tarihinden önceki dönemi içeren,Özel usulsüzlük cezaları ile ilgili olarak.

                       Özel usulsüzlük cezası kesilmeden önce veya kesilebilmesi için mükelleflere  bilgi ve ibraz ödevinin yerine getirilmesiyle ilgili olarak bir yazılı bildirimin tebliğ edilmesi gerektiği ayrıca yapılacak bu  tebliğlerde bilginin verilmesi için tayin olunan sürede cevap verilmemesi, eksik veya yanıltıcı bilgi verilmesi veya defter ve belge ibrazı için tayin olunan süre ile defter ve belgelerin süresinde ibraz edilmemesi durumunda mükellefe Kanunun ceza hükümlerinin uygulanması cihetine gidileceğinin  yazılı olarak bildirilmesi şart koşulmuş olduğu fiili ve hukuki durumu göz önünde bulundurmak suretiyle yaptığı hukuka uygunluk denetimlerinde şayet yazılı bildirim ve uyarı yapılmadan özel usulsüzlük cezası kesilmiş ise iptal kararları veriyordu.

                        Vergi idaresi 5904/22 sayılı kanunla maddeye eklenen ve 1.8.2009 tarihi itibariyle yürürlüğe giren ve eklenen cümlede

                       “Ancak, bu ödevlerin yerine getirilmesine ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığınca yapılan düzenleyici idari işlemlerle duyurulması halinde, ilgililere ayrıca yazılı olarak bildirilme şartı aranmaz.”

                        Hükmünü,kanunların geriye yürümezliği hukuk ilkesini görmezden gelmek suretiyle 1.8.2009 tarihinden önceki dönemler içinde geçerli kabul ederek işlemler tesis etmeye başlayınca,idari yargı bu usul ve hukuka aykırı uygulamaya dur dedi.

                    Yerel mahkeme 25/03/2013 tarihli kararında,1.8.2009 tarihinden önceki dönemi havi elektronik ortamda beyanname verilmemiş olduğu gerekçesiyle kesilen özel usulsüzlük cezası ile ilgili olayı aşağıda belirtilen esaslar dahilinde hukuka uygunluk denetimine tabi tutularak iptal kararı vermiştir.

                   Şöyleki,

                   DAVANIN ÖZETİ        :

                        Davacı adına,  2008/1-12.     dönemine        ilişkin  katma  değer vergisi beyannamesinin elektronik ortamda süresi içinde verilmediği gerekçesiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının; dava konusu edilen döneme ilişkin idarece geçmişe yönelik vergi mükellefiyeti tesis edildiği, mükellefiyetten haberdar olmadığı bir dönemde elektronik ortamda beyannamenin verilmesinin mümkün olmadığı iddiasıyla kaldırılması istenilmektedir.

                    SAVUNMANIN ÖZETİ :

                    Davacı adına 213 sayılı Vergi    Usul    Kanunu'nun mükerrer

257/4. maddesi ve 346, 357, 367, 373 ve 376 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ile getirilen elektronik ortamda beyanname verme yükümlülüğüne uyulmaması nedeniyle kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

                     TÜRK MİLLETİ ADINA

                     Karar veren … Vergi Mahkemesince, işin gereği düşünüldü

                      Dava, davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle açılmıştır.

                     213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan mükerrer 355’inci maddesinde; bu Kanunun 86, 148, 149, 150, 256 ve 257’nci maddelerinde yer alan zorunluluklar ile mükerrer 257’nci madde uyarınca getirilen zorunluluklara uymayanlardan, birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı, ikinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basit usulde tespit edilenler, bunların dışında kalanlar hakkında maddede yazılı tutarda özel usulsüzlük cezası kesileceği belirtilmiş, aynı maddenin son fıkrasında, bu hükmün uygulanması için bilgi ve ibraz görevinin yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılacak tebliğlerde bilginin verilmesi için tayin olunan sürede cevap verilmemesi, eksik veya yanıltıcı bilgi verilmesi veya defter ve belge ibrazı için tayin olunan süre ile defter ve belgelerin süresinde ibraz edilmemesi durumunda haklarında kanunun ceza hükümlerinin uygulanması cihetine gidileceğinin ilgililere yazılı olarak bildirilmesinin gerektiği, hükme bağlanmıştır.

                    Anılan maddeye göre ceza kesilebilmesi için yükümlülerden bilgileri vermeleri hususunun yazılı olarak istenilmesi ve tebliğ olunacak bu yazıda gereğinin belirtilen süre içinde yerine getirilmediği takdirde ceza hükümlerinin uygulanacağının belirtilmesi gerekmektedir.

                   Dava dosyasının ve Mahkememizin E:2012/….sayılı dosyasında yapılan ara karar cevabının birlikte incelenmesinden; davacının 01.02.2005 tarihinde toptancılık faaliyetine başladığı, 01.06.2007 tarihinden itibaren toptancılık faaliyetini bırakıp …. işletmesine  ortak olarak başladığı, 01.09.2009 tarihinden itibaren ortaklık faaliyetini bitirip aynı adreste …. faaliyetine şahsi olarak yapmaya başladığı, bu faaliyetleriyle ilgili mükellefiyetin davacının kendi beyanı üzerine tesis edildiği,

                   01.06.2007 - 01.09.2009 tarihleri arasında adi ortaklık faaliyeti devam ederken davacının şahsı adına …alım satım yaptığı 0548848-0548849-0548850 nolu tutanaklarla davacı tarafından .. alım satım faaliyetinin 01.06.2007 tarihinden itibaren gerçekleştirildiğinin tespiti üzerine adına geçmişe dönük re'sen mükellefiyet tesis edilerek 2008/1-12. dönemine ilişkin katma değer vergisi beyannamelerinin elektronik ortamda süresinde verilmediğinden bahisle kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemiyle bakılan davanın açıldığı anlatılmaktadır.

                   Olayda, ilgili dönem beyannamesinin süresinde elektronik ortamda verilmediği taktirde ceza kesileceğine ilişkin davacıya yazılı bir bildirim yapılmadan ceza uygulaması yoluna gidildiği görülmektedir.

                   Buna göre, Vergi Usul Kanununun mükerrer 355’inci maddesindeki; ibraz ödevinin yerine getirilmesi ile ilgili olarak yapılacak tebliğlerde bilginin verilmesi için tayin olunacak sürede cevap verilmemesi durumunda kanunun ceza hükümlerinin uygulanması yoluna gidileceğinin ilgililere yazılı olarak bildirilmesi şartına yönelik açık kanun hükmü karşısında, yazılı bildirim yapılmadan kesilen özel usulsüzlük cezasında yasal isabet görülmemiştir.

                  Açıklanan nedenlerle; davanın kabulüne, dava konusu özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına, …25/03/2013 tarihinde karar verildi.

                       Önceki yazılarımdada zaman zaman açıkladığım gibi,Maliye idaresi şu anda teknolojiyi çok etkin ve yerinde kullanmakta ve sistemdeki gelişmeleride aynı etkinlikte takip etmektedir.

                        Dolayısı ile,yukarıda belirttiğim aksaklıklarıda,gerek sistem ve gerekse birimler nezdinde revize edecek olursa,bir taraftan idari yargının fuzulen meşgul edilmesinin önüne geçilecek olması yanında ,İdare yönündende yersiz zaman ve iş gücü kaybının önüne geçilmiş olacağı ve  mükellefle birlikte  ortak faydalarının sağlanmış olacağı inancındayım.

                        Ayrıca.

                       Mükerrer 355. madde derinliği ve çeşitliliği olan bir madde olup,konuyla ilgili bazı kesimler  tarafından hala yetirince önemsenmediğini düşünmekteyim.bu sebeple bu konuya ileride devam etmek istediğimi bilgiye sunmak istiyorum.

                        Bilindiği üzere VUK nun mükerrer 355. maddesinde,

                        “Bu hükmün uygulanması için, bilgi ve ibraz ödevinin yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılacak tebliğlerde bilginin verilmesi için tayin olunan sürede cevap verilmemesi, eksik veya yanıltıcı bilgi verilmesi veya defter ve belge ibrazı için tayin olunan süre ile defter ve belgelerin süresinde ibraz edilmemesi durumunda haklarında Kanunun ceza hükümlerinin uygulanması cihetine gidileceğinin ilgililere yazılı olarak bildirilmesi şarttır.”

                        Hükmüne yer verilmiş olup ,vergi idareside,


                       “Bu Kanunun 86, 148, 149, 150, 256 ve 257 nci maddelerinde yer alan zorunluluklar ile mükerrer 257 nci madde uyarınca getirilen zorunluklara uymayan Kamu idare ve müesseselerinde bilgi verme görevini yerine getirmeyen yöneticiler dahil”


                        Hükmü doğrultusunda özel usulsüzlük cezası kesmekte idi    İdari yargı yerleri,1.8.2009 tarihinden önceki dönemi içeren,Özel usulsüzlük cezaları ile ilgili olarak.


                       Özel usulsüzlük cezası kesilmeden önce veya kesilebilmesi için mükelleflere  bilgi ve ibraz ödevinin yerine getirilmesiyle ilgili olarak bir yazılı bildirimin tebliğ edilmesi gerektiği ayrıca yapılacak bu  tebliğlerde bilginin verilmesi için tayin olunan sürede cevap verilmemesi, eksik veya yanıltıcı bilgi verilmesi veya defter ve belge ibrazı için tayin olunan süre ile defter ve belgelerin süresinde ibraz edilmemesi durumunda mükellefe Kanunun ceza hükümlerinin uygulanması cihetine gidileceğinin  yazılı olarak bildirilmesi şart koşulmuş olduğu fiili ve hukuki durumu göz önünde bulundurmak suretiyle yaptığı hukuka uygunluk denetimlerinde şayet yazılı bildirim ve uyarı yapılmadan özel usulsüzlük cezası kesilmiş ise iptal kararları veriyordu.

                        Vergi idaresi 5904/22 sayılı kanunla maddeye eklenen ve 1.8.2009 tarihi itibariyle yürürlüğe giren ve eklenen cümlede


                       “Ancak, bu ödevlerin yerine getirilmesine ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığınca yapılan düzenleyici idari işlemlerle duyurulması halinde, ilgililere ayrıca yazılı olarak bildirilme şartı aranmaz.”

                        Hükmünü,kanunların geriye yürümezliği hukuk ilkesini görmezden gelmek suretiyle 1.8.2009 tarihinden önceki dönemler içinde geçerli kabul ederek işlemler tesis etmeye başlayınca,idari yargı bu usul ve hukuka aykırı uygulamaya dur dedi.

                    Yerel mahkeme 25/03/2013 tarihli kararında,1.8.2009 tarihinden önceki dönemi havi elektronik ortamda beyanname verilmemiş olduğu gerekçesiyle kesilen özel usulsüzlük cezası ile ilgili olayı aşağıda belirtilen esaslar dahilinde hukuka uygunluk denetimine tabi tutularak iptal kararı vermiştir.

                   Şöyleki,


                   DAVANIN ÖZETİ        :

                        Davacı adına,  2008/1-12.     dönemine        ilişkin  katma  değer vergisi beyannamesinin elektronik ortamda süresi içinde verilmediği gerekçesiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının; dava konusu edilen döneme ilişkin idarece geçmişe yönelik vergi mükellefiyeti tesis edildiği, mükellefiyetten haberdar olmadığı bir dönemde elektronik ortamda beyannamenin verilmesinin mümkün olmadığı iddiasıyla kaldırılması istenilmektedir.


                    SAVUNMANIN ÖZETİ :


                    Davacı adına 213 sayılı Vergi    Usul    Kanunu'nun mükerrer

257/4. maddesi ve 346, 357, 367, 373 ve 376 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ile getirilen elektronik ortamda beyanname verme yükümlülüğüne uyulmaması nedeniyle kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

                     TÜRK MİLLETİ ADINA


                     Karar veren … Vergi Mahkemesince, işin gereği düşünüldü


                      Dava, davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle açılmıştır.


                     213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan mükerrer 355’inci maddesinde; bu Kanunun 86, 148, 149, 150, 256 ve 257’nci maddelerinde yer alan zorunluluklar ile mükerrer 257’nci madde uyarınca getirilen zorunluluklara uymayanlardan, birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı, ikinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basit usulde tespit edilenler, bunların dışında kalanlar hakkında maddede yazılı tutarda özel usulsüzlük cezası kesileceği belirtilmiş, aynı maddenin son fıkrasında, bu hükmün uygulanması için bilgi ve ibraz görevinin yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılacak tebliğlerde bilginin verilmesi için tayin olunan sürede cevap verilmemesi, eksik veya yanıltıcı bilgi verilmesi veya defter ve belge ibrazı için tayin olunan süre ile defter ve belgelerin süresinde ibraz edilmemesi durumunda haklarında kanunun ceza hükümlerinin uygulanması cihetine gidileceğinin ilgililere yazılı olarak bildirilmesinin gerektiği, hükme bağlanmıştır.

                    Anılan maddeye göre ceza kesilebilmesi için yükümlülerden bilgileri vermeleri hususunun yazılı olarak istenilmesi ve tebliğ olunacak bu yazıda gereğinin belirtilen süre içinde yerine getirilmediği takdirde ceza hükümlerinin uygulanacağının belirtilmesi gerekmektedir.


                   Dava dosyasının ve Mahkememizin E:2012/….sayılı dosyasında yapılan ara karar cevabının birlikte incelenmesinden; davacının 01.02.2005 tarihinde toptancılık faaliyetine başladığı, 01.06.2007 tarihinden itibaren toptancılık faaliyetini bırakıp …. işletmesine  ortak olarak başladığı, 01.09.2009 tarihinden itibaren ortaklık faaliyetini bitirip aynı adreste …. faaliyetine şahsi olarak yapmaya başladığı, bu faaliyetleriyle ilgili mükellefiyetin davacının kendi beyanı üzerine tesis edildiği,


                   01.06.2007 - 01.09.2009 tarihleri arasında adi ortaklık faaliyeti devam ederken davacının şahsı adına …alım satım yaptığı 0548848-0548849-0548850 nolu tutanaklarla davacı tarafından .. alım satım faaliyetinin 01.06.2007 tarihinden itibaren gerçekleştirildiğinin tespiti üzerine adına geçmişe dönük re'sen mükellefiyet tesis edilerek 2008/1-12. dönemine ilişkin katma değer vergisi beyannamelerinin elektronik ortamda süresinde verilmediğinden bahisle kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemiyle bakılan davanın açıldığı anlatılmaktadır.


                   Olayda, ilgili dönem beyannamesinin süresinde elektronik ortamda verilmediği taktirde ceza kesileceğine ilişkin davacıya yazılı bir bildirim yapılmadan ceza uygulaması yoluna gidildiği görülmektedir.


                   Buna göre, Vergi Usul Kanununun mükerrer 355’inci maddesindeki; ibraz ödevinin yerine getirilmesi ile ilgili olarak yapılacak tebliğlerde bilginin verilmesi için tayin olunacak sürede cevap verilmemesi durumunda kanunun ceza hükümlerinin uygulanması yoluna gidileceğinin ilgililere yazılı olarak bildirilmesi şartına yönelik açık kanun hükmü karşısında, yazılı bildirim yapılmadan kesilen özel usulsüzlük cezasında yasal isabet görülmemiştir.


                  Açıklanan nedenlerle; davanın kabulüne, dava konusu özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına, …25/03/2013 tarihinde karar verildi.

 

                       Önceki yazılarımdada zaman zaman açıkladığım gibi,Maliye idaresi şu anda teknolojiyi çok etkin ve yerinde kullanmakta ve sistemdeki gelişmeleride aynı etkinlikte takip etmektedir.


                        Dolayısı ile,yukarıda belirttiğim aksaklıklarıda,gerek sistem ve gerekse birimler nezdinde revize edecek olursa,bir taraftan idari yargının fuzulen meşgul edilmesinin önüne geçilecek olması yanında ,İdare yönündende yersiz zaman ve iş gücü kaybının önüne geçilmiş olacağı ve  mükellefle birlikte  ortak faydalarının sağlanmış olacağı inancındayım.


                        Ayrıca.


                       Mükerrer 355. madde derinliği ve çeşitliliği olan bir madde olup,konuyla ilgili bazı kesimler  tarafından hala yetirince önemsenmediğini düşünmekteyim.bu sebeple bu konuya ileride devam etmek istediğimi bilgiye sunmak istiyorum.

1- Ankara Sheraton Hotelde Düzenlenen Kahvaltılı Basın Toplantısının Ardından, Kartaloğlu Basın Mensupları Tarafından Yöneltilen Sorulara Yanıt Verdi.
REKLAM ALANI
"Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu" Konulu Etkinlikte Buluşuyor
45 Dakika Nuray Kanmazer'le Cem TV de
Uzaktan Eğitim İle Gerçekleşecek KGK Temel Eğitimlerimiz İçin Kayıtlar Başladı.
Munzur Vadisi Merkezli Turumuzun (Tunceli-Ovacık-Erzincan-Elâzığ) Detaylarını Tanıtım Videomuzda Bulacaksınız.