Özel hastanelere hizmet veren doktorların vergilendirilmesi sorunu
Talha APAK
Özel hastanelere hizmet veren doktorlar, geçmişte ilgili hastaneler tarafından hizmet akdiyle sözleşmeli olarak SGK’ya tabi ve bordrolu şekilde çalıştırılarak vergilendirilmekteydi. Daha sonra, hastaneler vergi ve sigorta yükünü üstlenmemek için doktorların şirket kurmalarını, ücretlerini ise fatura düzenleyerek tahsil etmelerini talep etmeye başladı.
Bunun üzerine birçok doktor, şirket kurarak hastanelere fatura düzenlemek suretiyle ücretlerini tahsil etme yoluna gitti. Böylece hastaneler, karşılamaları gereken stopaj ve SGK primi yükünden kurtulmuş oldular. Nihayet, 24 Temmuz 2025 tarihli aşağıdaki düzenlemeyle bu yanlış uygulamaya son verilerek hizmet veren doktorların ilgili hastanelerde yeniden sigortalı sayılmalarına hükmedildi.
Yeni yasal düzenleme
24 Temmuz 2025 tarihli ve 32965 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile aşağıdaki düzenleme yapılmıştır.
MADDE 2- 11/4/1928 tarihli ve 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun 12’nci maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “birden fazla” ibaresi “en fazla iki” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya, birinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir:
“Tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi olup olmamasına bakılmaksızın özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversitelerinde 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı olarak çalışır.”
Sorun neydi?
Özel hastaneler, vergi ve sigorta yükünden kurtulmak amacıyla doktorlara yaptıkları ödemeler karşılığında şirket kurmalarını ve verdikleri hizmete ilişkin fatura düzenlemelerini talep etmiş, bunun sonucunda vergi yükünü doktorlara aktarmıştı. Doktorlar ise KDV’li fatura düzenlemek suretiyle kurumlar vergisi mükellefi olarak defter tutmak ve vergilerini ödemek zorunda kalmışlardı.
Öte yandan, hastaneler doktorları bordrolu çalıştırmayarak gelir vergisi stopajı ile sigorta primi yükünden kurtulmuşlardı. Oysa doktorların, diğer çalışanlarda olduğu gibi bordroya dâhil edilmesi hâlinde en az yüzde 15 oranında gelir vergisi ve en az yüzde 31,75 oranında sigorta primi ödenmesi gerekecekti.
Örneğin; SGK’ya tabi olarak bordroya kayıtlı bir doktora aylık brüt 500.000 TL, yıllık brüt 6.000.000 TL ödeme yapılması hâlinde;
Dikkat edilirse, yıllık brüt 6.000.000 TL üzerinden bordro yapılması hâlinde doktorun eline geçecek ücret 3.716.798,04 TL olmaktadır. Bu da brüt ücretin yaklaşık %38’inin vergi ve sigorta primi olarak kesilmesi anlamına gelmektedir. İşveren açısından ise toplam maliyet, brüt ücret ile işveren sigorta primi dâhil olmak üzere 6.668.857,44 TL’ye ulaşmaktadır. Şayet taraflar arasında bu konuda açık bir iş sözleşmesi bulunmaz ve doktor yıllık 6.000.000 TL net ücret talep ederse, bu durumda işverenin maliyeti çok daha yüksek olacaktır.
Doğrusu nasıl olmalı?
Yazımızda bahsettiğimiz; 24 Temmuz 2025 tarihli ve 32965 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile getirilen düzenleme isabetli olmuştur.
Buna göre, özel hastanelere hizmet veren doktorların diğer çalışanlar gibi SGK’lı olarak çalıştırılması ve ücretlerinin de buna göre ödenmesi gerekmektedir.
Ancak ülkemizde işçi-işveren ilişkilerinde yaşanan temel sorunlardan biri, sağlıklı iş sözleşmelerinin yapılmaması ve ücretin net mi yoksa brüt mü olduğunun açıkça belirlenmemesidir. Bu durum sonradan çeşitli uyuşmazlıklara ve tartışmalara yol açabilmektedir. Yaygın uygulamaya bakıldığında, çalışan eline geçecek net tutarı bilmekte ve buna göre talepte bulunmakta; işveren ise cebinden çıkacak toplam maliyeti (net ücret, vergi ve sigorta primi dâhil) dikkate almaktadır.
Önerimiz
Çalışanın işe başlarken ücretinin net mi yoksa brüt mü olduğu mutlaka açık şekilde belirlenmeli ve iş sözleşmesi buna göre düzenlenmelidir. Ücret ödemeleri de sözleşmede kararlaştırılan esaslara uygun olarak yapılmalıdır. Gelişmiş toplumlarda ücretler genellikle brüt tutar üzerinden uygulanmakta ve sözleşmeler de buna göre düzenlenmektedir. Böylece herkes kendisine düşen vergi ve sigorta yükünü şeffaf biçimde üstlenmektedir. (Dünya)