SMMMO, TÜRMOB Genel Kurul süreçleri ve Meslek-taşın Hali Pürmelali
11 Mayıs 2022 Çarşamba
Her genel kurul sürecinde iki çift söz edeyim derim ve de ederim. Denilir ki bunun kime ne yararı var. Bir iç dökme, vicdan rahatlatmadan öte bir sonuç doğurur mu?
SMMMO, TÜRMOB Genel Kurul süreçleri ve Meslek-taşın Hali Pürmelali

SMMMO, TÜRMOB Genel Kurul süreçleri ve Meslek-taşın Hali Pürmelali

Muhsin Dalfidan - SMMM - İzmir

“Bunalıyoruz çocuk, bunalıyoruz

    Biçim veremediğimiz şeylerin

    Biçimini alıyoruz”

    Ama “Unutma ki, umuda kurşun işlemez”

Her genel kurul sürecinde iki çift söz edeyim derim ve de ederim. Denilir ki bunun kime ne yararı var. Bir iç dökme, vicdan rahatlatmadan öte bir sonuç doğurur mu? Çoğu durumda doğurmuyor. Zira bireysel söylem ve pratikle varılacak daha fazla bir yer olamaz.  Ama dezenformasyonun, manipülasyonun, demagojinin gırla gittiği yalan ve algı  imparatorluğunun hükümranlığında iç rahatlatmakta bir şey. Zira akıl ve ruh sağlığını korumanın her şeyden mühim hale geldiği günleri yaşıyoruz. Özelden genele, yerelden merkeze, mikro alandan makroya, her zemin ve düzlemde akıl tutulması hali egemen. Öyleyse akıl sağlığımızı korumak adına da olsa kıssadan hisse olsun bu satırlar.

Sadede gelirsek: Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odaları Genel Kurulları sürecini yaşıyoruz ve genel kurullarda oda kurullarıyla birlikte Ekim ayında yapılacak TÜRMOB Genel Kurulu delegeleri de seçilecek. Bu süreçte Oda yönetimlerindeki ve muhalif meslek gruplarındaki hareketlilik gözden kaçmıyor. Ramazan boyunca iftar yemekleri seçim hazırlıklarının gözde etkinliği oldu. Şimdilerde kokteyllerle devam ediliyor. Bütün bu bol ikramlı “ücretsiz” iftar sofraları ve kokteyller meslektaşı memnun etme adına! Heyhat!...

Grupların hareketliliğine az sayıda meslektaş eşlik ediyor. Meslektaşların kahir ekseriyetinin “el ense” hareketliliğine karnı tok. İlgi göstermiyorlar, “yalancı dayanışma” şovlarına...

Meslektaş, iş, ekmek ve akıl sağlığının derdinde...

Meslek gruplarının seçime katılım çağrılarına kulak vermeme hali bir yönüyle umutsuzluk ve hiçbir zaman “öz örgüt” olamamış Odalara soğukluğun işareti. Ama diğer yönüyle “yanlış bilinç” ile malul olunmadığının işareti.  Zira hepsi birbirini benzeyen hiçbirinin meslektaş iradesinin belirleyici olmasına, insanca yaşamayı sağlayacak ücret tarifesinin oluşmasına, tahsilat sorununun çözümüne, meslek ve meslektaşın saygınlığına, , her gün yeni bir iş yükünün sırtımıza yüklenmesine karşı durmaya, mali idare yetkililerinin basın açıklamalarının ikincil mevzuat yerine geçer hale gelmesine vb. dair gerçekçi, kalıcı ve yaraya merhem olacak çözümleri yok. Olanınki de sözde. Söze uygun pratik yok.

Her gün değişen farklı teşvik ve indirimli oranlı vergi düzenlemeleri ve takip edilemez hıza ulaşan mevzuat değişiklikleri içinden çıkılmaz bir karmaşıklığa yol açmış bulunuyor. İkincil mevzuat eksikliği yada ikincil mevzuatın uygulamaya açık ve net bir şekilde yön vermekten uzaklığı doğru iş yapma çabasında olan biz meslektaşları iyice bunaltmış bulunuyor. Ne yazık ki, bu konuda da odalarımızın ve TÜRMOB’un beyanname tarihlerinin ertelenmesi talebinden öte bir icraatları yok.

TÜRMOB yönetiminin  ve üyesi olduğum İzmir Odasının böylesi dertleri hiç mi hiç olmadı. İzlediğim kadarıyla kahir ekseriyet Odanın durumu da farklı değil. Onlar vizyon, misyon, teknoloji, çağı yakalama vb. afili laflarla meslektaşı ağlarına düşürme derdindeler. Muhalif grupların farkı var mı?  Yok. Seçim dönemlerindeki söylemlerinin takipçisi olduklarını, Oda yönetimlerinde yer aldıkları durumlarda bir tek farklı öneri sunduklarını, yönetim çoğunluğu tarafından kabul görmeyen önerileri için yönetim çoğunluğunu teşhir ettiklerini, seçmenlerine aylık ya da dönemsel rapor verdiklerini, ne yapalım diye sorduklarını gören, duyan var mı? En azından İzmir’de ben ne gördüm ne de duydum? Öyleyse,  “ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.”

İşte böylesi içler acısı bir zeminde karşılıyoruz Genel Kurulları.

Bu  içler acısı durumdan genelde haramilerin ve sultanların, Oda ve Türmob özelinde yöneticiliği meslek edinmiş elitlerin sorumluluğu da suçu da büyük! Ama daha önemli olanı  suçun ve sorumluluğun en büyüğü sende/bizde be kardeşim!

Bu büyük yalan ve saltanata boyun eğdiğin için!

Saltanata ve elitlere dur diyecek kolektif iradeyi örgütleyemediğin için!

Değişim ve dönüşümü var edemediğin için!

Küskünlüğü ve umutsuzluğa gark ettiğin için!

Heyhat!...

Artık yeter, yetmeli! Ağlama duvarına çevirdik dört bir tarafı. Dibe vurduk! Ama dibe vurmaktan aldığımız ivmeyle yükselebiliriz. Umutsuzluk, umuda kanat açabilir ve açmak zorunda!

Biliyor ve görüyorum ki, Odalardaki her meslek grubunda ve tekil meslektaşlar arasında meslektaş yararından yana, yönetici elitlerin saltanatlarına ve büyük yalanlarına karşı olan; demokratik, eşitlikçi, insanca gelir talebinde olan, dayanışma içinde bir yaşam ve meslek arzusuyla dolu meslektaşlar var. Yok, olan kolektif davranış iradesi!

Yönetici elitlerin biat ve saltanat temelli “kötülüğüne” karşı, demokratik dayanışma ve kolektif meslek yaşamını örme iradesini açığa çıkararak pratikleştirmek boynumuzun borcu olarak aciliyet arz ediyor.

Bugüne değin gerek örgüt yapısı ve işleyişine, gerekse mesleki sorunlarımıza ilişkin arka plan analizlerini çokça yaptık. Çözüm önerilerimizi ve önerilerimizin yaşama geçirilmesinin yol ve yöntemlerini yazdık, çizdik. Bunları tekrarlamanın anlamı yok.

Bu sefer, un var, şeker var, yağ var ama neden helva yok?  Sorusunu sorup cevaplayarak bitireyim.

Çünkü

Bireysel çabaları kolektif iradeye dönüştürecek güç yok!

Meslektaş hakikatinden yana olanların, dayanışması, birlikteliği, ortak aklı harekete geçirecek duygudaşlığı yok!

Canlı organizma olarak örgütlenme yok!

Kötülüğün mecali ve aymazlığına karşı iyiliğin mecali yok!

Şimdi karar zamanı!

Yöneticiliği meslek haline getirip kendi çıkarlarını her şeyin üstünde tutanların “kötülüğü” karşısında çaresiz değiliz!

Meslek odasını çiftlik, kendini ağa sananlara dur diyecek güç, kendi öz gücümüzdür!

Yalan imparatorluklarının payandası olmaya devam mı edeceğiz? Öz gücümüzle geleceğimizi mi kuracağız?

Genel Kurullara katılalım, meslektaşın hakikatini temsil edene oyumuzu verelim.

Meslektaşın hakikatinden yana olan liste yok ise, tüm listeler kendi hakikatinin, bekasının, çıkarının peşinde koşanlar için ise, küsmeyelim umudu yitirmeyelim, evde oturmayalım, gidelim ve vuralım tüm listelerin böğrüne, geçersizlik damgasını!

Ve genel kurul sonrası geçersizlik damgasını vuranlar olarak meslektaşın hakikatini örgütleyelim!

Hiçbir zaman hiçbir şey için geç değildir!

Yolumuz açık olsun!

Sevgi ve dayanışmayla kalın...

11.05.2022

1- Ankara Sheraton Hotelde Düzenlenen Kahvaltılı Basın Toplantısının Ardından, Kartaloğlu Basın Mensupları Tarafından Yöneltilen Sorulara Yanıt Verdi.
REKLAM ALANI
Cumhurbaşkanı Erdoğan asgari ücret zam oranını açıkladı. Buna göre, 2022'nin ikinci yarısında ödenecek aylık net asgari ücret yüzde 30 . . . .
7256 sayılı Kanun ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 93 üncü madde hükmünün uygulanmasına yönelik usul ve esaslara . . .
İzmir SMMM Odasından Duyuru; Beyanname Sürelerinin Uzatılması Hakkında..
Konya S.M. Mali Müşavirler Odası Başkanı Abdil Erdal, şirketlerin fatura işlemlerinin dijitale taşındığını belirterek . . . .
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Kurban bayramı emekli ikramiyelerinin bayramdan önce 2-7 Temmuzda hesaplara yatırılacağını . . . .
Memur ve emeklinin 3.600 ek gösterge düzenlemesi için hazırlanan yasa teklifi af ve zam müjdeleriyle adeta mini seçim paketine dönüştürüldü.
Ülke olarak içinde bulunduğumuz konjonktür, toplumun tüm kesimlerini olduğu gibi maalesef biz mali müşavirleri de derinden etkilemektedir.
"3600 ek gösterge" ile "öğrenci affı" düzenlemesini de içeren ekonomiye ilişkin "torba" kanun teklifi, TBMM Başkanlığı'na sunuldu
Beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren fiilleri işleyen mükelleflerle bunların işlenişine iştirak eden diğer kişilerin kanuna . . .
Türk Lirası mevduatları cazip kılmak, birikimlerin Türk Lirası mevduat ve katılım hesaplarında tutulmasını sağlamak amacı ile stopaj . . .
Antalya SMMM Odası Başkanı Sacettin Hancıoğlu'nun Ağabeyi Selahattin Hancıoğlu Hakkın Rahmetine Kavuşmuştur.
T.C. Merkez Bankası Döviz Kurları - 11.06.2022 tarih ve 31863 sayılı Resmi Gazetede 7409 sayılı Avukatlık Kanunu İle Türk Borçlar Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun yayımlanarak yürürlüğe girdi.
2022/Mayıs Ayı Sigorta Primi, Kdv İade Alacağından Mahsubu Suretiyle 27.07.2022 Tarihine Kadar Ödenebilecek
10 Eylül 1971 doğumluyum. 1 Kasım 1989 tarihinde sigortam başladı. 2021 Aralık ayına kadar aralıklarla çalıştım. . . . .
Ülkemiz, 2018 yılının ortalarından itibaren döviz kurlarının yükselişini önlemek için deneme yanılma yolu ile çeşitli taktiklere başvuruyor! . . .
Uzun bir süredir sağlık çalışanları tarafından beklenen mali ve özlük haklarına ilişkin iyileştirmeler içeren Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve . . .
Evet, çok haklısınız, aslında bunun tam tersinin olması lazım. Ancak, ister inanın ister inanmayın şu an uygulamada böyle bir kaotik durum . . .