MEVZUATIN İÇİNDEN
Sabit varlıklara değerleme ve vergi avantajı imkânı getirildi
Talha APAK
Bilindiği üzere; 7571 sayılı Kanun uyarınca 2025, 2026 ve 2027 hesap dönemlerinde enflasyon düzeltmesi uygulaması ertelendi. Bu ertelemeyle, enflasyon düzeltmesi şartlarının gerçekleşmediği dönemlerde uygulanabilecek “vergisiz-sürekli yeniden değerleme” imkanı tekrar mümkün hale geldi. Buna göre; özellikle enflasyon düzeltmesinin ertelendiği 2025, 2026 ve 2027 hesap dönemlerinde, Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298 inci maddesinin (Ç) fıkrası uyarınca amortismana tabi iktisadi kıymetler için (ihtiyari olarak-vergisiz) yeniden değerleme yapan firmalar mali ve vergisel açıdan ilave önemli avantajlar elde edebileceklerdir. 2025 yılı için uygulanacak yeniden değerleme oranı yüzde 25,49 olarak açıklanmıştır.
Yeni düzenleme
7571 Sayılı Kanun ile Vergi Usul Kanununa eklenen “Enflasyon Düzeltmesinin Uygulanmayacağı Dönemler” başlıklı geçici 37 nci maddeye göre;
-2025 hesap dönemi ile bu döneme ilişkin geçici vergi dönemleri dâhil olmak üzere 2026 ve 2027 hesap dönemlerinde (özel hesap dönemine tabi mükellefler için 2026, 2027 ve 2028 yıllarında sona eren hesap dönemleri itibarıyla), mükerrer 298 inci maddede yer alan şartların oluşup oluşmadığına bakılmaksızın mali tablolar enflasyon düzeltmesine tabi tutulmayacaktır. Bu durumda, mükelleflerin geçici vergi dönem sonlarında amortismana tabi iktisadi kıymetlerini ve bunlara ait amortismanlarını 213 sayılı Kanunun mükerrer 298 inci maddesinin (Ç) fıkrası kapsamında yeniden değerleyebilmeleri mümkündür.
- Enflasyon düzeltmesi yapılmayacağı belirtilen dönemler (yetki kapsamında uzatılan dönemler dâhil), enflasyon düzeltmesi şartlarının gerçekleşmediği dönem olarak değerlendirildiğinden; söz konusu dönemlerde, Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298 inci maddesinin (Ç) fıkrası uyarınca amortismana tabi iktisadi kıymetler için yeniden değerleme yapılabilecektir. (2025 yılında yeniden değerleme oranı %25,49 olarak açıklanmıştır. Bu durumda 2025 yılında yapılacak yeniden değerlemede kullanılacak oran %25,49 olacaktır) Ancak VUK mükerrer 298 inci maddesinin (Ç) fıkrasında yazılı istisnalar bu uygulamadan hariçtir.
-Bu madde hükümleri, geçici 33 üncü maddenin dördüncü fıkrası kapsamında olan mükellefler (bankalar, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu kapsamındaki şirketler, ödeme ve elektronik para kuruluşları, yetkili döviz müesseseleri, varlık yönetim şirketleri, sermaye piyasası kurumları, sigorta ve reasürans şirketleri, emeklilik şirketleri, tasfiye ve iflas hallerindeki şirketler, 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamındaki iktisadi devlet teşekkülleri ile kamu iktisadi kuruluşları) hakkında da uygulanacaktır.
-Cumhurbaşkanı, bu kapsamda belirlenen dönemleri, geçici vergi dönemleri dâhil olmak üzere üç hesap dönemine kadar uzatmaya yetkilidir.
Kapsam dışında tutulan varlıklar
l Bu niteliklerini korudukları müddetçe, sat-kirala-geri al işlemine veya kira sertifikası ihracına konu edilen iktisadi kıymetler ile iktisadi kıymetlerin alım, satım ve inşa işleri ile devamlı olarak uğraşanların bu amaçla aktiflerinde kayıtlı bulunan emtia niteliğindeki kıymetler, hangi hesapta izlendiği/kayıtlı olduğu önemli olmaksızın, 213 sayılı Kanunun mükerrer 298 inci maddesinin (Ç) fıkrası kapsamında yeniden değerlemeye tabi tutulamaz.
-Boş arazi ve arsalar gibi amortismana tabi olmayan iktisadi kıymetler yeniden değerlemeye tabi tutulamaz. Yeniden değerlemenin yapılacağı dönem sonu itibarıyla aktife kayıtlı olmayan amortismana tabi iktisadi kıymetler yeniden değerlemeye tabi tutulamaz.
-Yeniden değerlemenin yapılacağı hesap döneminde aktife dahil edilen amortismana tabi iktisadi kıymetler için yeniden değerleme yapılamaz. Diğer bir ifade ile amortismana tabi iktisadi kıymetler için aktife dahil edildikleri hesap döneminde yeniden değerleme yapılamaz.
-Bu kapsamda, yapılmakta olan yatırımlar veya iktisadi kıymetlerin yatırım harcamaları yeniden değerlemeye tabi tutulamayacağı gibi, yatırımın tamamlanmasını müteakiben ilgili hesaba aktarılan amortismana tabi iktisadi kıymetin de aktifleştirildiği hesap döneminde yeniden değerlemeye tabi tutulması imkânı bulunmamaktadır. Örneğin, inşa edilerek aktifleştirilen binaların, aktifleştirildikleri hesap döneminde yeniden değerlemeye tabi tutulması mümkün bulunmamakta olup, bu kapsamdaki binalar ancak aktifleştirildikleri hesap döneminden sonraki hesap dönemlerinde yeniden değerlemeye tabi tutulabilir.
Sağlanan avantajlar
Firmaların bu uygulamadan elde edebileceği temel avantajlar şunlardır:
-Vergisiz Değer Artışı: Sürekli yeniden değerleme uygulamasında, hesaplanan değer artışı üzerinden herhangi bir vergi ödenmesi söz konusu değildir. Bu durum, %2 vergi ödenerek yapılan “Tek Seferlik Yeniden Değerleme” (VUK Geçici 32) uygulamasına göre en büyük avantajlardan biridir.
-Amortisman Giderlerinin Artması: İktisadi kıymetler yeniden değerleme oranıyla güncellendiği için amortismanlar da bu yeni ve yüksek değerler üzerinden ayrılmaya devam eder. Bu durum, firmanın amortisman giderlerini artırarak vergi matrahının düşmesini ve dolayısıyla vergi tasarrufu sağlanmasını mümkün kılar.
-Özkaynak Yapısının Güçlenmesi: Yeniden değerleme sonucunda oluşan farklar, bilançonun pasifinde özel bir fon hesabına (“522- M.D.V. Yeniden Değerleme Artışları”) kaydedilir. Bu işlem, firmanın özkaynak yapısını ve aktif büyüklüğünü güncel değerlere taşıyarak mali tabloların daha güçlü görünmesini sağlar.
-Finansman Gider Kısıtlamasında Avantaj: Özkaynakların değerinin artması, firmaların “finansman gider kısıtlaması” hesaplamalarında daha avantajlı konuma gelmesini sağlayarak vergi yükünü azaltabilir.
-Vergisiz Sermaye Artırımı İmkanı: Fon hesabında biriken tutarlar, istenildiği takdirde kısmen veya tamamen sermayeye ilave edilebilir. Bu işlem bir kâr dağıtımı sayılmaz ve herhangi bir vergilemeye tabi tutulmadan işletmenin sermaye yapısının güçlendirilmesine olanak tanır.
-Gerçek Değerlerle Raporlama: Enflasyon nedeniyle maliyet bedeli düşük kalmış varlıklar, ilan edilen endeksler kullanılarak değerleme gününe taşınır. Böylece işletme varlıklarının bilançoda gerçeğe daha yakın değerlerle yer alması sağlanır.
Uygulamadan yararlanabilecekler ve yararlanamayacaklar
-Yararlanabilecekler: Tam mükellefiyete tabi olan ve bilanço esasına göre defter tutan; kollektif, adi komandit, adi şirketler dahil gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri.
-Yararlanamayacaklar: Dar mükellefiyet esasında vergilendirilenler, işletme hesabı veya serbest meslek kazanç defteri tutanlar, kayıtlarını Türk Lirası dışında bir para birimiyle tutanlar, münhasıran altın ve gümüş imalatı/satımı ile iştigal edenler.
Muhasebe işlemleri ve diğer hususlar
Hesaplanan değer artışı, bilançonun pasifinde “522- M.D.V. Yeniden Değerleme Artışları” gibi özel bir fon hesabına alınır. Bu fon hesabı sermayeye ilave edilebilir ve bu işlem kar dağıtımı sayılmaz. Ancak fonun sermayeye ilave dışında başka bir hesaba nakledilmesi veya işletmeden çekilmesi (tasfiye dahil) durumunda vergilendirme yapılır.
2025 için, enflasyon düzeltmesi yapılmış 31/12/2024 tarihli bilançodaki değerleri yeniden değerlemeye esas alınır. Amortismanın geçmiş yıllarda eksik ayrılmış veya hiç ayrılmamış olması durumunda, değerleme yapılırken amortismanlar tam ayrılmış varsayılır. Hesap dönemi içinde aktife giren/yeni alınan iktisadi kıymetler için o yıl yeniden değerleme yapılamaz. Aktifleştirilen yıla ait kur farkı ve faizler kapsama girerken, sonraki yıllarda maliyete eklenenler değerleme dışı tutulmalıdır.
Sonuç olarak; Enflasyon düzeltmesi uygulamadan kaldırıldıktan sonra getirilmiş bulunan ve bazı varlıkların yeniden değerlemeye tabi tutulması uygulaması işletmeler için çok önemli vergi ve mali avantajlar sunacaktır. Varlıkların tamamı veya bir kısmı için ihtiyari bir uygulama olup, seçimlik bir haktır. Özellikle, 31/12/2025 dönemi hesapları kapatılırken, son geçici vergi dönemi ve kurumlar vergisi beyan dönemleri ile ilgili, işletmelerin birçok avantajı kaybetmemesi adına bu uygulamadan yararlanmaları önemlidir.(Dünya)