Şekli eksiklik esası ne ölçüde etkiler?
10 Temmuz 2024 Çarşamba
Bu köşede zaman zaman, yorumda sınırla, kanunlarda yer alan şekli şartların esası ne ölçüde etkilediğiyle ilgili makaleler yazıyorum.
Şekli eksiklik esası ne ölçüde etkiler?
VERGİ PORTALI

Şekli eksiklik esası ne ölçüde etkiler?

Recep BIYIK

Bu köşede zaman zaman, yorumda sınırla, kanunlarda yer alan şekli şartların esası ne ölçüde etkilediğiyle ilgili makaleler yazıyorum. 

En son 11 Ekim 2023 tarihinde yazdığım “Yorumda sınır” başlıklı makalede, Danıştay Dördüncü Dairesi’nin 28.11.2022 tarih; E:2019/8946 K:2022/7054 ve E:2019/8941 K:2022/7053 sayılı kararlarına konu bir örnek olaydan bahsetmiş ve Danıştayın konuya bakışını özetlemiştim.

Önce, bahsettiğim yargı kararlarına konu olayı ve Danıştay tarafından verilen kararı kısaca hatırlatayım. Sonra da benzer bir başka örnek olayı ve yine bu olayda Danıştay tarafından verilen kararı özetleyeyim. 

Daha önce yazdığım makaleye konu somut olayda, aktife kayıtlı bir taşınmazın satışı, satıştan doğan kazancın da %75’lik kısmının kurumlar vergisinden müstesna tutulması söz konusu idi. Olayda satışı yapan kurum istisnadan yararlanmış, ancak istisna kazancı yasada açık hükme rağmen özel bir fon hesabına koymamıştı. Kazanç ortaklara dağıtılmamış ama bir muhasebe kaydı yapılıp, özel fon hesabına da alınmamıştı.

Sonuçta, istisna koşulu sağlanamadığı için tarhiyat yapılmış, Vergi Mahkemesi’nin, gerçek durumun esas olduğu, kazancın işletmede olduğu, istisnanın amacının gerçekleştiği, bir muhasebe kaydı eksikliğinin istisna şartlarını ihlal ettiğine dayanılarak tarhiyat yapılmaması gerektiği gerekçeleriyle davayı kabul ederek tarhiyatı kaldırmış, ancak temyiz talebini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesi, lafzın açık olduğu, lafzın açık olduğu durumda genişletici yorum yapılamayacağı, Kanunda da açıkça kazancın özel bir fon hesabına alınacağının açıkça belirlendiği gerekçeleriyle, istinaf istemini reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararını bozmuş ve tarhiyatı onamıştı.

Bugün özünde aynı olan ancak ayrıntıda biraz farklı bir örnek olaydan ve buna ilişkin yargı kararından bahsedeceğim.

Davanın konusu
Davaya konu olayda kurum;

- 2014 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesini zamanında vermiş,

- Beyannamede geçmiş yıllara ilişkin zararları mahsup etmeyi unutmuş,

- Daha sonra beyannamesini düzeltmiş ve zarar mahsubu yapmış.

Vergi Dairesi, geçmiş yıl zararlarının 2010-2013 yıllarına ilişkin beyannamelerde ayrı ayrı gösterilmediği gerekçesiyle, 2014 yılı beyannamesinde düzeltme yoluyla indirimin mümkün olmadığını kuruma bildirmiş, daha önce beyan edilen matrah üzerinden kesinleşen amme alacağının tahsili amacıyla da dava konusu ödeme emrini düzenlemiş.

Vergi Mahkemesi kararı
Vergi Mahkemesi;

- Geçmiş yıl zararlarının indirim konusu yapılabilmesinin, her yıla ilişkin tutarın kurumlar vergisi beyannamesinde ayrı ayrı gösterilmesi ve beş yıldan fazla nakledilmemesi olmak üzere iki şarta bağlandığı,

- Her ne kadar davacı kurum zararını önceki yıllara ait beyannamelerinde göstermemiş ise de söz konusu zararın varlığı ve tutarı konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı,

- Zarar mahsubunun şekli bir şarta bağlı olarak kabul edilmemesinin gerçek gelirin vergilendirilmesi ilkesine uygun düşmeyeceği,

Gerekçe ile 2019-2011 yıllarına ilişkin zarar tutarının 2014 yılına ilişkin beyannamesinde indirim konusu yapılabileceğinden, düzeltme beyannamesiyle indirim konusu edilen geçmiş yıl zararları kabul edilmemek suretiyle, beyan edilen matrah üzerinden kesinleşen amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuki isabet görmemiş ve ödeme emrini iptal etmiş. 

Danıştay Kararı

Temiz talebini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesi; ödeme emri içeriği vergi borcunun davacı tarafından verilen beyanname üzerine tahakkuk eden amme alacağından kaynaklandığı, düzeltme beyannamesinin kabul edilmemesine ilişkin davalı idarenin işlemlerine karşı davacı tarafından süresinde dava açılması gerekirken bu yönde bir dava açılmadığı, bu durumda, dava konusu ödeme emri içeriği amme alacağının usulüne uygun olarak kesinleşmiş olduğu, ödeme emrine karşı açılan davalarda, ödeme emri içeriği vergilere karşı vergilendirme aşamasında süresinde açılmış davalarda ileri sürülebilecek türdeki iddiaların incelenemeyeceği hususu da göz önünde bulundurulduğunda, beyanname üzerine tahakkuk eden ancak ödenmeyen amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna vararak, temyize konu kararı bozmuş. (Danıştay Dördüncü Dairesi’nin 06.04.2021 tarih ve E:2016/17399, K:2021/2055 sayılı kararı.)

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu Kararı

Vergi Mahkemesi tarafından verilen ısrar kararının temyiz edilmesi üzerine konuyu inceleyen Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, Vergi Mahkemesinin ısrar kararını, aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle uygun bulmuş ve temyiz istemini reddederek ısrar kararını onamış. (Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun 22.11.2023 tarih ve E:2022/732 K:2023/1333 sayılı kararı.)

Kişisel düşüncem

Yukarıda en başta bahsettiğim 11 Ekim 2023 tarihli makalede özetlediğim Danıştay kararıyla bugün özetlediğim karar çelişiyor gibi gözüküyor. İlk karar, lafız açıksa amaçsal yorum yapılmaz diyor, ikinci karar ise şekli şarta uyulmamış olması, gerçek gelirin vergilendirilmesi ilkesine aykırılığa neden olmamalı diyor. İkinci karar bir bakıma lafız açık da olsa gerçek gelirin vergilemesi esastır, gerçek gelire bakmak gerekir diyor.

Görünüş ilk planda böyle olabilir ama ayrıntıda birkaç nokta kararların aslında çelişmediğini, her iki kararın kendine özgü olduğunu, dolayısıyla her iki kararın da ilke bazında savunulabilir olduğunu gösterebilir. Önemsediğim bu birkaç konuyu ifade edeyim.

- Kurumlar Vergisi Kanunu’nda zarar mahsubu bir şekle, bir de esasa ilişkin olmak üzere iki koşula bağlı. Esasa ilişkin koşul zararın beş yıldan fazla nakledilmemesi, şeklî koşul ise zararın geçmiş yılların beyannamelerinde yer alması. Mali İdare mahsup için, zararın hem ilgili yıl beyannamesinde hem de mahsup edilinceye kadar her yılın beyannamesinde yer almasını istiyor. Ben bu yoruma katılmıyorum, mahsup için zararın ilgili yılın beyannamesinde ve mahsup edildiği yılın beyannamesinde yer alması hukuken yeterli. Özetlediğim yargı kararında yer alan bilgilerden, mahsup edilen zarar tutarının ilgili yıl beyannamelerinde yer alıp almadığı belli değil. Benim karar metninden anladığım, her yılın beyannamesinde ilgili yıl zararı gösterilmiş ancak sonraki yıllarda kazanç olmaması nedeniyle mahsuba konu olmayan geçmiş yıllara ilişkin zararlar ayrı ayrı gösterilmemiş. Eğer gerçek durum böyleyse, zaten mahsuba ilişkin şekli koşullar da sağlanıyor demektir.

- Kararda, düzeltme beyannamesinde mahsup edilen zarar tutarının varlığı ve tutarı konusunda bir ihtilaf olmadığı belirtilmiş. Bu önemli bir ayrıntı. Bu durum hem her yıla ait zarar tutarının ilgili yıl beyannamesinde gösterilmiş olduğunu hem de şeklî şarta uyulmadığı iddia ediliyorsa bile bu şartın amacının gerçekleşmiş olduğunu gösteriyor. Şeklî şartın amacı mahsup edilen zarar tutarının varlığını ve tutarını Vergi Dairesinin izlemesini sağlamak, somut olayda da bu amaç gerçekleşiyor. 11 Ekim 2023 tarihli makalede özetlediğim kararda durum aynı değildi. Söz konusu karara esas işlemde şekli koşulun yerine gelmemesi, konuyu Vergi Dairesinin izlenmesini oldukça zorlaştıracak nitelikteydi. Her iki kararda bu durumun belirleyici olduğunu tahmin ediyorum.

Sonuç olarak şunu söylemek isterim. Vergi uygulamasında ve özellikle yargılama sürecinde ayrıntılar önemli olabiliyor. Bu nedenle, şekli şartlara uyulması, gerekli muhasebe kayıtlarının zamanında ve doğru bir şekilde yapılması ve beyannamenin eksiksiz doldurulması önemli, bu konular ihmal edilmemeli.(Ekonomim)
REKLAM ALANI
6- İç Ticaret Genel Müdürlüğü Ticaret Uzmanı Serdal Yeğen; Meslek Mensuplarından Gelen Soruları Yanıtladıktan Sonra Moderatör İstanbul SMMM Odası Başkan Yardımcısı Mahmut Şahin Katılımcılara ve Konuklara Teşekkür Ederek Bir Daha ki Etkinliklerde Buluşmak Üzere Semineri Sonlandırdı.
REKLAM ALANI
İş sözleşmesi feshedilmeden önce ihtiyari arabuluculuk ile sözleşmenin sonlandırılması fesih gibi değil, ikale sözleşmesi gibi . . . . . .
3201 sayılı Kanun’a göre Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin . . .
SPK ya tabii şirketlerin dahi Bilançoları zaman zaman ek süre ile tamamlanmaktadır.
Vergi yasalarında kapsamlı değişiklik içeren ancak henüz Meclis’e sunulmayan yasa teklifinde yer alacak olan “ticari kazanç elde eden . . . . .
Milli Savunma Bakanlığı, 2024 yılının ikinci yarısı için bedelli askerlik tutarını 217 bin 871 TL olarak belirledi.
Özel sektör işçi ve işveren tarafını ilgilen­diren kıdem tazminatında yaşanan so­runlar, son 20 yılda neredeyse dört yılda bir hükümet . . . . .
Bilindiği üzere, vergi kanunları hükümleri uyarınca 31.12.2023 tarihli bilançolar enflasyon düzeltmesine tabi tutulmuş olup . . . .
YÖK Başkanı Erol Özvar, devlet üniversitelerindeki ikinci öğretim programlarının kapatıldığını açıkladı.
Siz sahiden enflasyonun düşürülebileceğine inanıyor musunuz? Uzun süredir yaptığım saha ziyaretlerinde, yurt gezilerinde, organize sanayi . . . .
Türkiye yeni vergi kanununa kilitlenmişken torbadan başka bir şey çıktı. AK Parti Meclis grubuna 5 Temmuz 2024 tarihinde bir kanun teklifi sunuldu.
Bu köşede zaman zaman, yorumda sınırla, kanunlarda yer alan şekli şartların esası ne ölçüde etkilediğiyle ilgili makaleler yazıyorum.
Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) düzenleme hazırlıkları süren. . . . . .
9. Yargı Paketi nihayet Meclise sunuldu. Son yılların yasama pratiğine bakıldığında, iktidar kanadından gelen torba kanun tekliflerinin hızla . . .
Tüketicilerin konut kiralarında yaşadıkları artış oranı, tespit ve tahliye davalarının bir çığ gibi büyüdüğü son yıllarda artış oranının %25 ile . . .
Ülkemizde 01.10.2028 tarihine kadar sosyal güvenlik alanında üç ayrı kanun ve uygulaması bulunmakta idi. 1)14.07.1965 tarihinde 657 . . . .
Son bir aydır, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan vergi paketini tartışıyoruz. Tartışmaya, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından . . . .
Hazine ve Maliye Bakanlığının üzerinde çalıştığı ve yakın zamanda TBMM gündemine alınması beklenen vergi paketinin en önemli . . . . .
Devletlerin en önemli varlık sebebi kendisini meydana getiren kişilerin belirli ortak değerler temelinde homojen, uyumlu, huzur ve barış . . . . .