Siyah Kurdele
20 Eylül 2020 Pazar
Celal Özgüroğlu
Toplumsal gelişimin, demokratikleşmenin ve ekonomik kalkınmanın vazgeçilmez bir aktörü olarak bilinen önemini her geçen gün
ÖZGÜRCE

Siyah Kurdele 

Celal Özgüroğlu
SMMM – Bağımsız Denetçi

Toplumsal gelişimin, demokratikleşmenin ve ekonomik kalkınmanın vazgeçilmez bir aktörü olarak bilinen önemini her geçen gün daha da artıran sivil toplum, sadece demokratiklik ve meşruiyet için değil, toplumun iyi yönetimi tartışmalarında da yer almaktadır.

“Gelişmiş toplum örgütlü toplumdur” ifadesi, büyük oranda, güçlü sivil toplum kuruluşlarına sahip olma ideali ile açıklanabilir.

Demokrasi, sadece bireysellik anlayışı üzerine yürütülen hak arama özgürlüğü demek değildir. Haksızlıklara karşı ve kaynakların dağıtılmasına ilişkin hak arama mücadelesinin bireysel ve sınıfsal parçacılıktan kurtarılarak, birleştirilmesi ve örgütlenmesi gerekir. Bu da ancak demokrasilerde sivil toplum örgütleri aracılığıyla sağlanabilir. Bunun için özellikle “demokrasi yetkin ve sorumlu yurttaşlar ve onların birlikteliği olan sivil toplum tarafından güvence altına alınabilir”

Ülkemizde sıklıkla görülen kamunun aktif katılımıyla faaliyet gerçekleştirme krizi mevcut olmasından dolayı sivil toplum örgütleri arasındaki demokrasiye katkı sağlama ve önemli bir parçası olma hedeflerinin şaşabildiği görülmektedir.

Özellikle bu kuruluşların yıllarca değişmeyen yöneticilere sahip olması, içeride kast düzeni benzeri menfaat grup ve hiziplerine teslim olması ve ana amaç ve hedeflerinden sürekli uzaklaşan faaliyetleri nedeniyle vesayetçiliğe sarıldıkları gözlemlenebilmektedir.

Oysa ülkemizde okumuş ve eğitimli kesimlerin oluşturduğu neredeyse 50-60 yıldır faaliyet gösteren TÜRK TABİPLER BİRLİĞİ doktorları, TMMOB Mimarları, TMMOB Mühendisleri, TMMOB Makine mühendisleri, TMMOB Ziraat mühendisleri, TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ Avukatları, TÖB Öğretmenleri, Gazeteciler Cemiyeti Gazetecileri iktidardan yana olmadıkları gibi her koşulda üyelerinin hakları için cesaretle mücadele ediyorlar.

Üzülerek ifade etmeliyim ki mensubu olduğum ve 120.000 i aşkın üyesi ile ülkemizin en büyük sivil toplum kuruluşu olan TÜRMOB ve yöneticileri için aynı cümleleri kurmak mümkün değildir. 

Üyelerinin sorunlarına çare olma konusundaki yetersizliği ile ön plana çıkan ve 30 yıldan beri aynı dar kadro ile yönetilen TÜRMOB, pandemi döneminde üyelerini deyim yerindeyse adeta kaderine terk etmiştir. 

Salgın döneminde Sağlık bakanlığının bildirilerini örnek alarak üyelerinin nasıl davranmaları gerektiği konusunda bülten yayınlayarak kriz yönettiğini zanneden TÜRMOB, üyelerinin canları pahasına hizmete nasıl devam edecekleri konusunda akılcı hiçbir çözüm üretememiştir.

Üyelerin sorunlarına duyarsızlığı bir yana ülkemizde meydana gelen hiçbir olay ve konuda da bir görüş bildirmeyen TÜRMOB, bu görüntüsü ile sadece koltuklarını korumak dışında bir dertleri olmadığı izlenimi vermektedirler.

Oysa son günlerde canları pahasına hizmet veren doktorlarımıza yöneltilen linç girişimleri toplumumuzun duyarlı kesimlerini derinden üzmüş olup, Türk Tabipler birliğine karşı yapılan bu haksızlığa karşı demokratik biçimde destek olmak, sivil dayanışmanın bir gereği olarak düşünülmelidir. 

Bu bağlamda birçok seçenek öngörülebileceği gibi, en azından Türk Tabipler Birliğinin demokratik protesto niteliğinde siyah kurdele takması eylemine TÜRMOB üyelerinin katılarak destek olması sağlanabilirdi.
"KGK Bağımsız Denetçilik Zorunlu Eğitim Kapsamında Uygulamalı Finansal Raporlama Standartları" Konulu Eğitim Dr. Öğr. Üyesi Ali Kablan
Bağımsız Denetçiler İçin Sürekli Uzaktan Eğitim Programları 30 Kasım 2020 Tarihinde Sanal Sınıflarda Başlıyor
Odamızın da kurul üyesi olduğu İşgücü Piyasası Koordinasyon Kurulu video konferans semineri.
KGK Bağımsız Denetçilik Zorunlu Eğitim Kapsamında Etik Eğitim - Dr. YMM Masum Türker