Son Söz
08 Ocak 2021 Cuma
Emir Es
Bugün serbest muhasebecilik, mali müşavirlik sadece bağımlı ve bağımsız büro ve şirket bünyesinde değil her yerde danışılan akıl alınan bilgi ve tecrübelerimizden yararlanmak isteyen herkese kapımız açık.
Son Söz

Emir Es - SMMM

Bugün serbest muhasebecilik, mali müşavirlik sadece bağımlı ve bağımsız büro ve şirket bünyesinde değil  her yerde danışılan akıl alınan bilgi ve tecrübelerimizden yararlanmak isteyen herkese kapımız açık.  

Kendi işimizi yaptığımız gibi daha birçok görevin sırtımıza yüklendiği görülmektedir. Birbirinden çok farklı bu işlerin icrasında elimizden geldiğince mesleğimizin bize verdiği sorumlulukla elimizden geleni yapmaktayız. 

Ancak hepsi birbirinden farklı branşlardan meydana gelen mesleğimizi yapmaktayız. Zira bu geniş iş yelpazesinin bir sonucu olarak, asıl görev alanımız olan muhasebe, denetim ve danışmanlık işlerinden uzaklaşabilmekte ve çıkan yasaları yorumlamakta zaman zaman sıkıntı çekerek,  yaşanan gelişmeleri yeteri kadar takip edememekteyiz.

Bugün mesleğimizin uygulama alanları her geçen gün artmakta ve baş döndüren bir hızla devam etmektedir.  Bizlerinde bu konularda uzmanlaşmamız ve bunlara hakim olmamız istenmektedir.

Elbette bu geniş iş yelpazesinin yanlış eksik, kontrolsüz ve gereksiz  zaman kayıplarıyla beraber meslek siyasetinin  bir eseri olduğunu söylemek mümkündür. Maalesef bu politikalar, nedeniyle meslek mensubu adeta her boşluğu kapatmakla görevli bir personel olarak görülmektedir.

Öyle bir meslek düşünün ki kendini akademik olarak geliştirme imkanı yok, kendinden sonra mesleği icra edecek genç meslektaşın gelecekle ilgili beklentisi yok, mesleğinin geleceğine yön verebilme şansı yok, görev tanımı yapılır, yönetmelik çıkarılır meslek erbabının fikrini soran yok....

Peki gelinen bu noktada bizlerin ihmali yok mudur? 

Meslek mensubu olarak  bugüne kadar bu konulara kafa yormamış, fikirlerimizi sadece kendi kendimize anlatmış ve bu fikirleri olgunlaştıramamışız yada fikri olanları dışlamışız. Hep birlerinden akıl alma yolu seçtik. Yönetmeyi değil yönetilmeyi tercih etik…..

Üzerimizde ki bu ölü toprağından kurtulmak için hiçbir şey yapmadık. Mesleğimizin farkındalığını yaratamadık  Eksikliğini hissettiğimiz en büyük şey ortak bilinçtir. 

Mesleki bilgiyi edinmedeki ataletimiz , araştırma ve sorgulama eksikliğimiz bizleri bilgi üretemeyen sadece başkalarının ürettiği bilgileri kulaktan dolma uygulayan ve söyleneni yapmak mecburiyetinde kalan insanlara dönüştürmüştür. 

Kısaca bilgiye sahip olanlar işlerinin efendisi iken diğerlerine düşen rol ancak efendilerinin söylediklerini sorgusuz sualsiz uygulayan köleler olmaktır.

Zira bugün hala bazı meslektaşlarımızın eski alışkanlıklarından olsa gerek görev tanımlarında olmayan birçok uygulamayı kendi işleriymiş gibi yaptırmaktadır.

Meslektaşlarımız arasında yaşadığımız diğer bir vaka da sınıfsal bilinç eksikliğidir. Aslında tüm meslektaş camiası olarak hepimiz bir sınıfın üyesiyiz. Bugün çalıştığımız ortamlarda aynı işi yapan arkadaşlarımızın birbirlerine destek olmada yetersiz ve isteksiz davrandığını gözlemlemekteyiz. Şu unutulmamalıdır ki bizler bir takımın oyuncularıyız ve takım ancak oyuncuları sırt sırta verebilirse sonuç alabilir. Bu yüzden bir haksızlık yada yanlış uygulama karşısında tüm meslektaşların birlik içinde hareket etmesi gerekir.
 
Meslek olarak uzun bir geçmişe sahip olmamıza rağmen sıkıntılarımızı ve çözüm önerilerimizi yeterince bir ağızdan ve bizden olmayanlarla duyurmaya çalışmış, problemleri hep halının altına süpürmüşüz. Birlik olamamak ve birlikte hareket edememek bizi hep geriye götürmüştür. 

Ortaya çıkan bu resimde birbirimize karşı takındığımız anlaşılması güç düşmanca tavır ve söylemlerin de uzağında durmalıyız.

Bizleri asıl üzen ve hayal kırıklığına uğratan ise meslektaş arasındaki anlaşılması güç hasmane tavırdır. 

Acaba sizler bugüne kadar böylesi bir üslubu diğer meslek örgütleri arasında  rastladınız mı?  

Birbirine çelme takmaya çalışan siyasi oluşumlar gibi olamayız, yada birbirinden üye almaya çalışan sendikalar da değiliz. Hepimiz aynı geminin yolcularıyız ve bu gemi yara alırsa hepimiz zarar görürüz. Batarsak hep beraber batarız. Son olarak ileriye doğru giden bir gemide geriye farklı yöne yürümek sizi bir yere götürmez. Gün birlik ve beraberlik günüdür.
16 - Yönetim Kurulunun İbra Edilmesinden Sonra, Başkan Olgun Bazı Bilgilendirmelerde Bulundu, Daha Sonra YMM Ahmet Gündüz Teşekkür Konuşmasını Yaptıktan Sonra Başkan Olgun'un Genel Kurul Duyurusunun Ardından Seçimlere Geçildi. (SON)
"Türkiye de Gönüllülük ve Aidiyet" Konulu "Çevirim İçi Konferans" ta Aramızda Olmanızdan Onur Duyarız.
Kamu Gözetim Kurumu tarafından eğitim için yetkilendirilen derneğimizin Bağımsız Denetçiler İçin Sürekli Eğitim kapsamında . . . .
"Anonim şirketlerde Genel Kurul Toplantıları ve Özellikli Durumlar" Konulu Uzaktan - Senkron Eğitimi
Uygulamalı Örnek ile 2020 Yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesinin Hazırlanması